KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14361 E., 2024/11410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/807 Değişik İş - 2022/805 Karar
Karar Metni
930 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda karşı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuru sonucu davacının % 23,6 maluliyet oranı üzerinden ödeme yapıldığını fakat davacının maluliyetinde artış meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; üç kişilik uzman heyetinden alınan maluliyet raporunda; ''kaza tarihinden sonra yapılan her iki muayene de kişinin yüz travmasının belirgin olduğu, ancak göz muayenesi (görme alanı değerlendirilmesi, diplopi ve göz hareket kısıtlılığının değerlendirilmesi) ve plastik cerrahi muayenesinde (diş patolojileri, çiğneme fonksiyon bozukluğu olup olmadığı, ağız kapanma fonksiyon bozukluğu olup olmadığı, yüzde şekil bozukluğu derecesi, koku ve tat alma yeteneği vb.) değerlendirilmesinin yetersiz olduğu, ...’nin dosyasının incelenmesi sonucunda.
14.12.2014 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen yaralanmaların maluliyet açısından değerlendirilebilmesi için göz ve plastik cerrahi muayenesinden sonra değerlendirmenin yapılabileceğinin'' mütalaa edildiği, komisyon tarafından söz konusu bilirkişi raporu taraflara tebliğ edildikten sonra davacı/davalının herhangi bir istemde bulunmadığı,
maluliyet oranı hususunda çekişmenin varlığı nedeniyle ara karara istinaden dosyaya sunulan maluliyet raporunda maluliyet oranı tespit edilemediğinden başvuran tarafından dosyaya sunulan maluliyet oranına göre tazmninat hesabının yersiz olduğu gerekçesiyle dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden Bergama 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/289 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı ve anılan dosyada Adli Tıp Kurumu'ndan alınan maluliyet raporunda tespit edilen %23,6 maluliyet oranına göre hesaplama yapılarak tazminata hükmedildiği, davacı vekili tarafından eldeki başvuru dosyasına sunulan ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporuna ve maluliyet artışı olduğu iddiasına dayanıldığı,
ancak dosyaya sunulan raporda, daha önceki kararlara esas alınan ve Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet raporundan sonra gelişen durum nedeniyle maluliyetinin arttığına dair bir tespit ve değerlendirmede bulunulmadığının görüldüğü, dosyaya sunulan tıbbi evraklar ile başvuran adına düzenlenen sağlık kurulu raporlarının incelenmesi sonucu, sonradan ortaya çıkan veya gelişen yeni bir durumun söz konusu olmadığının anlaşıldığı, bu haliyle maluliyet artışı iddiasının ispat edilemediği,
davalı ... şirketine mevzuata uygun bir rapor sunulmadan tazminat tutarının belirlenemeyeceği, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacıda maluliyet artışı olduğu iddiasının dosyaya sunulan maluliyet raporu ile ispat edildiğini, başvuru şartının amacı yerine getirilerek davalı şirkete usulüne uygun olarak başvuru yapılmış olmasına rağmen maluliyet raporunun uygun olmadığı gerekçesi ile usulden ret kararı verilmesinin yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
1.Dosyanın incelenmesinde; davacı ... ve dava dışı ... tarafından kendi adlarına asaleten, kızları ... adına velayeten davalılar ... Sigorta A.Ş (...
Sigorta A.Ş), sigortalı araç sürücüsü ve işleten aleyhine dava konusu kaza nedeniyle Bergama 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/289 Esas ve 2017/27 Karar sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davacı ... yönünden, Karşıyaka Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü'nden alınan 18.03.2016 tarihli raporda davacının maluliyetinin % 23,6 olarak belirlendiği ve aktüer bilirkişi raporunda iş göremezlik zararının 95.864,01 TL olarak hesaplandığı, davacı ...'nin davacı ...'nin aracında yolcu olduğu,
bu nedenle hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği belirtilerek sonuç olarak davacı ... yönünden 76.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği ve karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmaması üzerine söz konusu kararın 10.04.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 14. fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Somut olayda, aynı olaya ilişkin davacı tarafından Bergama 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/289 Esas ve 2017/27 Karar sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açıldığı dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 14. fıkrası gereğince başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken davalı ... şirketine mevzuata uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığı gerekçesiyle dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14361, K. 2024/11410, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama