KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14884 E., 2025/12959 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1119 - 2022/981
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisinin 29.03.2016 tarihinde 00.30 sularında karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu öldüğünü, müteveffanın ... Sigorta A.Ş. tarafından Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi kapsamında kazalara karşı sigortalandığını, sigorta primlerinin düzenli ödendiğini, ferdi kaza sigortalarının can sigortalarından olup teminat limitinin tamamının taraflarına ödenmesi gerektiğini, davalı ... şirketine 08.04.2016 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, ancak taraflarına bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafın 16.04.2016 tarihinde temerrüde düştüğünden bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 60.000,00 TL tazminatın poliçe limitleri dahilinde 16.04.2016 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müteveffanın müvekkili şirket nezdinde 05.04.2015 - 05.04.2016 tarihleri arasında Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Ferdi Kaza sigortası Genel Şartları'nın 5. maddesinin d bendinde, "Tehlikede bulunan eşhas ve malları kurtarmak hali müstesna, sigortalının kendisini bile bile ağır tehlikeye maruz bırakacak hareketlerde bulunması"nı teminat kapsamı dışında tuttuğunu, dava konusu olayda müteveffanın kendisini bile bile ağır tehlikeye maruz bırakmış olması nedeniyle davacı tarafın tazminat taleplerinin genel şartlar gereğince teminat kapsamında bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ile müteveffa arasında imzalanan ferdi kaza sigorta poliçesinde menfaattar ... olarak belirlendiğinden ve ölüm olayının sigorta kapsamı dışında kaldığını gösterir herhangi bir kanıt sunulamadığından, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı mirasçılardan ... yönünden davanın kabulüne, ölüm tazminatı olan 350.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, alacağa temerrüt tarihi olan 16.04.2016 tarihinden itibaren faiz işletilmesine, diğer davacılar yönünden davanın reddine verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, dava konusu tazminat talebinin ferdi kaza sigortası genel şartlarına göre teminat dışı olup davanın reddi gerekirken kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 29.03.2016 tarihli olay yeri inceleme raporundan da anlaşılacağı üzere müteveffanın bağ evinde tek odalı kapalı alanda kısmen sönmüş mangal bulundurmak suretiyle kendisini ağır tehlikeye maruz bırakarak zararın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, mangaldan sızan karbonmonoksit gazının ani ve beklenmedik şekilde oluştuğundan bahsedilemeyeceğini, avans faizine hükmedilemeyeceğini beyan etmiştir.
Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; mahkemece her ne kadar, sigorta alacağının tamamının poliçede lehdar olarak gösterilen ...'a ödenmesine karar verilmişse de, yapılacak sigorta ödemesinin yasal miras paylarıyla orantılı olarak kanuni mirasçılara yapılması gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi kapsamında ölüm tazminat bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14884, K. 2025/12959, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama