KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15044 E., 2024/13312 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/623 Değişik İş, 2022/623 Karar
Karar Metni
1.017 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.04.2020 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda elektrikli bisiklet sürücüsü müvekkilinin malul kaldığını belirterek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri olarak şimdilik 5.000,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini toplam 312.648,90 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle reddi gerektiğini, zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, yeni Genel Şartların uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, ATK ve KGM'den kusur raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini, aktüer bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, ceza yargılaması varsa bekletici mesele sayılması gerektiğini, başvuru tarihinden itibaren yasal faiz ile sınırlı şekilde sorumlu olabileceklerini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, toplam 312.648,90 TL'nin 12.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının; müterafik kusur indirimi talebi ve vekalet ücreti ile sınırlı olmak üzere kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, toplam 287.424,91 TL'nin 12.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde,müterafik kusur indirimi yapılmaması gerektiğini, başvuranın kaza anında kask ve koruyucu ekipman takmamış olduğunu kabule dair elverişli delil sunulmadığını, müterafik kusur indirimi yapılacaksa da hesaplanan tazminattan değil bakiye tazminattan yapılması gerektiğini, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yasal faiz ile güncellenmemesi gerektiğini, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, okunaksız kaza tespit tutanağı ile başvuru yapılmış olduğundan kaza tespit tutanağının yeterli incelenmesi yapılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, maluliyet raporunun hatalı düzenlenmiş olduğunu, medikal eksper raporu ile çeliştiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranına göre yapılması gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür.
Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir.
Somut olayda davalı, kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigorta şirketidir. Kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı aracın kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymamış olması nedeni ile tam kusurlu olduğu belirtilmiş, hükme esas alınan hesap raporunda sigortalı aracın %100 kusurlu bulunduğu saptamasına göre hesaplama yapılmış olup, hakem heyetince tarafların kusuruna ilişkin olarak alınmış bir kusur raporu bulunmamaktadır. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda hakem heyetince, davalının ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunması halinde 3. kişilerin zararlarından sorumlu tutulabileceği göz önünde bulundurularak, konusunda uzman bilirkişiden kusur raporu alınması ve oluşacak sonuca göre davalının zarardan sorumluluğu olup olmadığına dair karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz peşin harcın onama harcına mahsubuna, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.12.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Borçlar kanunu haksız fiil tazminatını düzenlerken (T.B.K. 49 ve devamı maddeleri) zararın ispatı ve belirlenmesinin (50. md.) nasıl olacağını açıklamış, tam olarak ispat edilememesi halinde hakimin bu zararı belirleyeceğini öngörmüştür. Zarar belirlenirken bir takım veriler kullanılacaktır. (Türüne göre zararın kapsamı- gelir -kusur ödeme varsa vs.) Ayrıca haksız fiil sorumlusu tarafından ödemenin denkleştirici adalet gereği zarardan düşürülmesi gerekecektir.
Bütün bu hesaplamalar (zararın belirlenmesi) H.M.K. 266 md. uyarınca genellikle bilirkişi marifetiyle olacaktır. Hakim önüne gelen zarardan somut olaya ve savunmaya göre (hatır taşıması) zararı artırıcı nedenler varsa (müterafik kusur) bununla ilgili bilgi ve belgeleri değerlendirip kendisi tazminatı belirleyecektir. TBK. 51. md. başlığı "tazminat" ve belirlenmesi "52. maddesi ise "tazminatın indirilmesi" ile ilgilidir.
Bu maddelerin gerekçelerine bakıldığında bizzat hakimin değerlendireceği konulardır. Zararın belirlenmesi sırasında T.B.K.- 51-52 (43-44) maddelerin uygulanarak bilirkişiden rapor alırsak hakimin takdirinde olan hususlarda bilirkişi raporuna değer vermiş oluruz. Bu husus tazminat hukuk eserlerinde de (M.Reşit Karahasan) incelenmiş "zarar ile tazminat arasındaki farkı şu biçimde açıklanmıştır.
"Borçlar hukukunda zarar ve tazminat kavramlarının ayrı ayrı yeri ve sonuçları vardır. Zarar, mal varlığındaki eksilmeyi tazminat ise sorumluluğun kapsamını tesbit eder. Bu nedenle tazminat zarar miktarına eşit olabileceği gibi ondan eksikte olabilir. B.K 43-44 maddeleri ile getirilen düzenleme sorumlunun zararı ne ölçüde yükleneceğini belirlemek içindir. Bu nedenle davalı ödemesi de gözönünde tutularak zarar kesin olarak belirlendikten sonra B.K.
43-44 maddelerinin somut olay içinde tartışılması ve araştırılmasını gerekir. Şayet olay içinde belirtilen yasa hükümlerine uygun indirim sebeplerinin varlığı tesbit edilirse "tazminat başka bir deyişle hükmedilecek miktar zarardan az olacaktır. 17. ve 4. H.D önceki içtihatları bu yöndedir.
Somut olayda hakem heyetince tazminat hesabında önce davalı tarafça yapılan ödemenin tenzil edilip daha sonra müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun 1. bentteki temyiz itirazlarını reddi kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15044, K. 2024/13312, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama