KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15322 E., 2024/13564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/954 D.İş -2022/956 K.
Karar Metni
1.580 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın, üçüncü kişi sevk ve idaresindeki kamyonete 18.12.2020 tarihinde çarpması sonucunda iki taraflı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa yapılan başvuru sonucunda, davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle talebini 336.305,59 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava öncesinde yapılan başvuruda eksik evrak bulunduğunu, müvekkiline usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini,
hesap olunan tazminattan davacının emniyet kemeri takmadığının tespit edilmesi halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin, teminat dışı olması nedeniyle geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, tazminat hesabında davacının gelirinin tespitinde SGK ve vergi kayıtlarından tespit edilen gelirinin dikkate alınması gerektiğini, davacının kaza nedeniyle SGK'dan gelir sağlayıp sağlamadığının tespit edilmesi gerektiğini, faize karar verilmesi halinde müvekkiline yapılan başvurudan 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini,
davacı lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmelik hükümlerine göre kulak burun boğazda çiğneme yutma maddesine göre maluliyet oranı tespit edilmesine rağmen raporu düzenleyen kurulda Kulak Burun Boğaz uzmanı doktor bulunmadığından ve raporun yönetmeliğe uygun düzenlenmemiş olması ve davacı tarafça usulüne uygun evrakla davalıya başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine ve davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 1.020,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurucunun başvuru aşamasında almış olduğu raporun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, kaza ile illiyet bağı kurulduğu, başvurucunun fiziki meyanesinin yapılarak alındığının görüldüğü gerekçesi ile davacının itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 07.07.2022 K-2022/168400 sayılı kararının kaldırılarak yeniden karar oluşturulması suretiyle davacının talebinin kabulü ile, 336.405,59 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
davacı vekille temsil edildiğinden kabul edilen tutar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13. ve 17/2. Maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17. maddesi, Sigortacılıkta Tahkim'e İlişkin Yönetmelik 16/13.maddesi ve Yargıtay Kararları gereğince hesaplanan 10.019,20 TL tutarındaki vekalet ücretinin sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili lehine nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığını, müvekkili tarafından alınan uzman mütalaası ile davacının sunmuş olduğu maluliyet raporu arasında çelişki bulunduğunu ve çelişkinin giderilmesi için rapor alınması gerektiğini, dava öncesinde yapılan başvuruda eksik evrak bulunduğunu, müvekkiline usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat hesabında %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması,
aksi takdirde %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, bilirkişi tarafından 2022 yılına ait Nisan-Temmuz ayı ücret bordrolarına göre davacının maaşının hesaplandığı ve 2022 yılına ait bordroların ortalaması alınarak o yıla ait asgari net ücrete oranlandığı ve bu suretle katsayı hesaplaması yapıldığını, bulunan bu katsayı 2020 ve 2021 yılına ait asgari ücret ile çarpılmak suretiyle bu yıllara ait davacının gelirinin hesaplanmasının hatalı olduğunu, bilinen dönem için varsayıma dayalı hesaplama yapılamayacağını, davacının bakiye ömrünün hesap tarihi itibariyle tespit edilmesinin hatalı olduğunu,
bakiye ömrün kaza tarihindeki verilere göre hesap edilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusur durumunun tespit edilmesi için rapor alınması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün yüzde yüz oranında kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılmamasının hatalı oluğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın, dava dışı diğer araca çarpması ile meydana gelen trafik kazası sonucunda yaralan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça dosyaya sunulan Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 31.01.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin Kulak Burun Boğaz Bölümünde, Çiğneme ve Yutma başlığı altında "hasta sıvı, yarı katı ve yumuşak diyetlerden bazılarını sınırlı alabiliyor" maddesine göre %10 oranında olduğu kabul edilmiştir.
Söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde kulak burun boğaz uzmanının olmadığı görülmüş olup, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde kulak burun boğaz uzmanının da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
b. Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/1-b maddesinde düzenlenen sola dönüş kuralını ihlal ettiği, kazaya karışan diğer aracın sürücüsünün ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının ifade edildiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Hakem Heyetince, herhangi bir kusur raporu alınmaksızın davalıya sigortalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma ve kovuşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
c. Hükme esas alınan 16.10.2022 tarihli hesap bilirkişi raporunda, bilinen (işlemiş) dönem hesabı yapılırken kaza tarihi 18.12.2020 olmasına rağmen, davacının dosya içerisinde bulunan 2022 yılına ait Nisan-Temmuz aylarına ait bordrolarına göre davacının dört aylık maaşının toplamının ortalaması alınarak, o yıla ait asgari ücrete oranlanarak bulunan sabit oranın 2020 ve 2021 yılına ait asgari ücret miktarı ile çarpılmak suretiyle, bulanan miktarların davacının elde ettiği geliri kabul edilerek, bilinen (işlemiş) dönem zararının tamamının bu miktar üzerinden hesaplandığı görülmüştür.
Bilinen (işlemiş) dönem hesaplaması yapılırken, davacının 18.12.2020 kaza tarihinden hesap tarihi olan 16.10.2022 tarihine kadarki dönem için bu tarihlerde geçerli olan ve bilinen ücret miktarına göre gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; bilinmeyen (işleyecek) dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanması hususlarına dikkat edilmelidir.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince; davacının, kaza tarihi ile hesaplamanın yapıldığı 16.10.2022 tarihleri arasındaki bilinen döneme ilişkin eksik maaş bordroları (ek ödemeleri de içerir biçimde) temin edilerek, işlemiş dönem hesabında davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadar bilinen dönem için bu tarihlerde geçerli olan ve bilinen geliri üzerinden (davalı yönünden usuli kazanılmış haklar gözetilerek) uygulandığı ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı hesap içeren bilirkişi raporuna göre ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15322, K. 2024/13564, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama