KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15634 E., 2025/8590 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1512 Esas 2022/1924 Karar
Karar Metni
782 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde.
05.10.2013 tarihinde davalı şirketin maliki olduğu, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile davacı ...'nın eşi, davacı ...'ın babasının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazasında, davacıların murisinin vefat ettiğini, davacıların ise ağır şekilde yaralandığını, davacı ...'nın aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapan şirkete karşı açmış olduğu sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı davasında hesaplama yapıldığını sigorta şirketinin sigorta limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, aşan kısmın ise iş bu davada talep edildiğini, yine kazada meydana gelen yaralanmalar nedeniyle manevi zarar doğduğunu iddia ederek,
davacı ... için 28.111,00 TL maddi tazminatın, davacı ... için 200.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın maddi ve manevi tüm zararlarının müvekkili tarafından karşılandığını, davacı tarafa 16.12.2013 tarihinde 170.000,00 TL tazminat ödendiğini ve ibraname alındığını, aynı gün sigorta şirketinden de 97.814,00 TL tazminat tahsil ettiklerini, yine davacıların ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/11 E. sayılı dosyasında dava ikame ettiklerini ve sulh yoluyla da 130.000,00 TL daha tahsil ettiklerini, davacı yanın hem davalılardan hem de sigorta şirketinden ayrı ayrı ve birbirinden habersiz biçimde tazminat aldığını, tazminat konusu talebin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacıların yaptığı 170.000,00 TL ödemenin aynı kazada davacı ...'nın eşi, davacı ...'ın babası sürücünün vefatı nedeniyle duyulan acı ve elem için manevi tazminata ilişkin olduğunu, davacıların bu vefat nedeniyle desteklerini yitirdiklerini, davalıların bu yönde bir ödemesi olmadığından aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasından destekten yoksun kalma tazminatını tahsil ettiklerini, davalıların davacı asıla imzalattıkları geniş kapsamlı protokolün 2918 sayılı Kanunun 111. maddesi gereğince geçersiz olduğunu, davacı ...'nın aynı kaza nedeniyle ağır şekilde yaralandığını,
huzurdaki davanın bu davacının uğradığı cismani zarar ile her iki davacının yaralanmaları nedeniyle manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğunu, önceki ödemeler ile protokol ile bu davanın konusunun farklı olduğunu, uğranılan bu zararların sürücü ve araç malikinden istenebileceğini, ibranameye bu davanın konusunu da kapsar şekilde geniş anlam yüklenmesinin hatalı olduğunu, davacının uğradığı maluliyetin oranını bilmeden davalıları ibra ettiğinin kabul edilemeyeceğini, kaldı ki ibranamenin avukatı olmaksızın davacı asıla imzalatıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; çift taraflı trafik kazasında yaralanan ve malul kalan yolcunun araç sürücüsü ve malikinden sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebi ile, yaralanan yolcuların aracın maliki ve sürücüsünden manevi tazminat talebine ilişkindir.
1.Davacı ... vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2022 yılı için 107.090,00 TL’dir.
HMK'nın 362/1-a ve 362/2 inci maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 107.090,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar ... ve ...'ın talebi bakımından temyiz sınırı her bir açısından ayrı ayrı belirlenecektir. Davacı ... vekilinin temyize konu ettiği miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı ... vekilinin temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere ve ibranamenin geçerli olmasına ve iki yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu davanın açılmamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15634, K. 2025/8590, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama