KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15654 E., 2025/8398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1083 Esas 2022/1504 Karar
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ortağı olduğu yazılım şirketlerinde, davalı ...'nun müdürü ve ortağı olduğu, davalı ... 'ye ait yazılım programının kullanıldığı iddiası ile davalılar tarafından savcılığa birçok dilekçe sunulduğunu, şikayetler neticesinde müvekkilleri hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesine rağmen davalılar tarafından şikayetlerin sürdürüldüğünü, yazılım programının davalı tarafa ait olduğuna dair bir mahkeme kararı olmamasına rağmen davacılara ait programı kullanan hastanelere bu konuda hukuka aykırı şekilde ihtarnameler gönderildiğini,
davalılar tarafından şikayet hakkının ve hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşıldığını belirterek her bir davacı yararına 20.000,00 TL olmak üzere 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile kararın davalılar tarafından ihtarname gönderilen hastanelere bildirilmesi talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri tarafından hak arama özgürlüğü ve şikayet hakkının sınırlarının aşılmadığını, zarar vermek amacıyla hareket edilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında şikayet konusu yapılan yazılım programının kullanılması ve hak sahipliği ile ilgili birçok hukuk ve ceza davasının bulunduğu, davalıların şikayeti yönünden yeterli emarenin bulunduğu, davalı tarafın salt davacılara zarar vermek ve kişilik haklarına saldırmak kastıyla hareket etmediği, hak arama hürriyetinin yasal sınırlarının aşılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların, davacılara zarar vermek kastı ile hareket ettiğinin ispatlanamamış olduğu, davalıların şikayetleri yönünden emareler bulunduğu, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalılar tarafından hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşıldığını, şikayet hakkının kötüye kullanıldığını, bu suretle müvekkillerinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, şikayetler neticesinde müvekkilleri hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesine rağmen davalılar tarafından şikayetlerin sürdürüldüğünü, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız şikayetler nedeniyle davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın davalılar tarafından ihtarname gönderilen hastanelere bildirilmesi talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalılar tarafından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, davalıların eyleminin yasal şikayet hakkı kapsamında kaldığının, davacılara zarar vermek kastı ile hareket edilmediğinin, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15654, K. 2025/8398, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama