KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/16199 E., 2024/13251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/876 Değişik İş, 2022/960 Karar
Karar Metni
772 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... kuruluşu nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk (ZMSS) Sigorta Poliçesi ile sigortalı araç ile dava dışı aracın 13.07.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu, sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 110.825,26 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre düzenlenmediğini ve sigorta şirketine başvuru sırasında geçersiz maluliyet raporu sunulduğu için başvurunun usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan kusur oranlarının hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, başvuran lehine 1/5 oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin kabulü ile 110.825,26 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.01.2022 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte Ouick Sigorta Anonim Şirketi'nden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; davalı ... vekilinin vekâlet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, sair itirazlarının reddine, buna göre; Hakem Heyeti tarafından verilen 22.06.2022 tarihli ve K-2022/154128 sayılı kararın 3. maddesinin “Başvuru sahibi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Asgari Avukatlık Ücret Tarifesi ve 5684 sayılı Yasa'nın 30/17 nci maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.100,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine” şeklinde düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş hali ile infazına, Hakem Heyeti kararının diğer maddelerinin aynen infazına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre düzenlenmediğini ve sigorta şirketine başvuru sırasında geçersiz maluliyet raporu sunulduğu için başvurunun usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan kusur oranlarının hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Eldeki davada kaza, 13.07.2020 tarihinde meydana gelmiş olup hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yukarıda açıklandığı üzere yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16199, K. 2024/13251, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama