KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/16288 E., 2023/13254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/709 D.İş, 2022/711 K.
- Dava tarihi
- 15.12.2021
- Hüküm/karar
- Davacının itirazının kabulü ile karar kaldırılarak esas hakkında
Karar Metni
1.321 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulüne
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile karar kaldırılarak esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.05.2021 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın, davacının kullandığı motosikletle karıştığı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralandığını, maluliyet raporuna göre kaza nedeniyle 270 gün geçici iş göremezliği ve 90 gün bakıcı ihtiyacı oluştuğunun ve 3.500,00 TL tedavi gideri olduğunun tespit edildiğini, davalıya başvuru yapılmasına karşın cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.500,00 TL tedavi gideri, 500,00 TL geçici bakıcı gideri ve 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik talebini 27.531,62 TL'ye ve geçici bakıcı gideri talebini 10.613,25 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebi sağlık giderleri teminatı kapsamında olup poliçe teminatı kapsamında olmadığını, sağlık giderinden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) sorumlu olduğunu, maluliyet raporunun iyileşme süresi beklenmeden kazadan 6 ay sonra alındığını, geçerli bir rapor olmadığını, davacının talebine ilişkin SGK'ya herhangi bir başvuru yapıp yapmadığının, ödeme alıp almadığının dosya kapsamından anlaşılamadığını, yönetmelikte öngörülen şekle uygun bir rapor sunulmaması nedeniyle başvurunun usulden reddi gerekiğini, aksi kanaat halinde yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini, kusur tespiti ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz türünün yerinde olmayıp yasal faiz işletilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sol femur ve sol el bileğinde kırık oluştuğu, 08.11.2021 tarihli maluliyet raporunun yaralanmanın üzerinden bir yıl geçmeden düzenlendiği, alt ekstremiteye ilişkin sorunlarda engel oranı belirlenirken hastada iyileşmenin durduğu son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığının tespit edilmesi gerektiği, bir yıllık sürenin 31.05.2022 tarihinde dolacağı, maluliyet raporu usulüne uygun düzenlenmediğinden dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; dava şartı eksikliği olması halinde süre verilmesi gerektiği, raporun ise doğru yönetmeliğe göre düzenlendiği, davalının yönetmeliğe itirazının da bulunmadığı, rapor içeriğinin doğru olduğu, raporda eksiklik bulunması halinde ise ara kararı verilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sağlık kurulu raporunun iyileşme süresi beklenildikten sonra düzenlenmesi zorunluluğunun sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından arandığı, eldeki davada talebin geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı ve tedavi giderine ilişkin olduğu, davacının itirazı kabul edilerek işin esasına girildiği, alınan kusur raporunda karşı araç sürücüsünün tam kusurlu, davacının kusursuz bulunduğu, geçici bakıcı giderinden davalının sorumlu olduğu, müterafik kusur indirimine ilişkin ispat külfetinin davalıya ait olduğu,
kaza tespit tutanağında kask hususunun tespit edilemediğine işaret edildiği, sağlık kurulu raporunda belirlenen ancak SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin makul ve hakkaniyete uygun bulunduğu gerekçesiyle davacının itirazının kabulü ile karar kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulü ile 27.531,62 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 10.613,25 TL geçici bakıcı gideri ile 3.500,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 41.644,87 TL'nin 30.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun usule ve ilgili mevzuata uygun olmadığını, kazadan 6 ay sonra düzenlendiğini, iyileşme süresinin beklenmemesi nedeniyle geçerli bir rapor olmadığını, sağlık kurulu raporunda geçici iş göremezlik ve bakıcı sürelerine yer verilmesinin hukuka uygun olmadığı,
sağlık kurulu raporunun sürekli iş göremezliğin tespiti amacıyla alındığını, başvurunun reddine aksi halde yeni bir rapor alınmasına karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, soruşturma veya ceza dosyasında mevcut bir kusur raporu varsa dosyaya kazandırılması,
aksi halde kusur raporu alınması talep edilmişse de bu hususun dikkate alınmadığını, davacının sürücü belgesi olmadığını, kask durumunun belirsiz olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bakıcı giderinin fiilen bakıcı tutulmamış ise net asgari ücret üzerinden hesaplanabileceğini, 1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 31.05.2021 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucun yaralanıp malul kalan davacı sürücünün geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 5178 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir.
MÖHUK’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.
Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17 nci maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı Suriye uyruklu olup dosya kapsamından İtiraz Hakem Heyetince başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
5718 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir.
Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozmanın kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harçlarının davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16288, K. 2023/13254, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama