KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/16344 E., 2024/12842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/861 Değişik İş, 2022/942 Karar
Karar Metni
950 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı kazada karşı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve davacının % 5 oranında malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında bedel artırım dilekçesi ile talebini 148.713,35 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sunmuş olduğu maluliyet raporu mevzuata aykırı tanzim edildiğinden başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, sigortalı araç işletilme halinde olmadığından davacının taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, davalı şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kaza nedeniyle olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre davacının % 5 oranında malul kaldığının tespit edildiği, davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant yöntemi ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatının belirlendiği ve aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 148.713.35 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada mevcut maluliyet raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, kazanın meydana geldiği anda sigortalı araç işletilme halinde olmadığından davacının taleplerinin teminat dışı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, ıslah edilen tutar için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, davacının maluliyet oranını kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına,
davalıya sigortalı araç sürücüsünün aracını cadde üzerinde park edip araçtan inmek için kapısını açtığı esnada seyir halinde olan karşı aracın çarpması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiğinin anlaşılmasına, davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirir somut neden bulunmadığı gözetildiğinde bu nedenle tazminattan indirim yapılmayışında usulsüzlük görülmemesine ve ıslah edilen tutar yönünden temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
a) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 110/b.3 bendinde yer alan ''Durakladıktan sonra aracın sağını kontrol etmeden kapı açmak ve kontrolsüz inip binmek yasaktır'' kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle kusurlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu motorsiklet sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, hakem heyetince trafik kazasında tarafların kusur oranları uzman bilirkişi raporu ile belirlenmeden davacının kusursuz, sigortalı araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
b) Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda 2 (a) ve (b) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16344, K. 2024/12842, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama