İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/16551 K.2025/17429

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün…

Esas2022/16551Karar2025/17429Tarih25 Aralık 2025Okuma5 dk · 1.085 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/16551 E., 2025/17429 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Aralık 2025
Mahkemesi
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1787 E., 2022/1506 K.
İlk derece mahkemesi
Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/159 E., 2021/460 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.085 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... .... geldi, davalı adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 25.12.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili boşandığı eşi ... ve ...'ı davalı olarak gösterdiği dava dilekçesinde; davalı eşinin kendisini diğer davalı ... ile aldattığını öğrenmesi üzerine boşanma davası açtığını, dosyanın karara çıktığını, davacının müşterek çocuk...... babalığına ilişkin DNA testi yaptırdığını, ..........'ın davacının çocuğu olmadığının tespit edildiğini, davalı ...'nin de boşanma davasının 3. celsesinde çocuğun babasının ... olduğunu beyan ettiğini, ayrıca soy bağının reddine dair dava açtıklarını, davalı ...'ın boşanma davası açmayı planladığı dönemlerden başlayarak davacıyı sürekli olarak aradığını,

SMS göndererek taciz ettiğini ve davacının iş yerine gelerek davacıyı tehdit ettiğini, davacının esnaf olmasından dolayı muhitte yaşaması ve çalışmasının imkansız hale geldiğini ve hayatını sıfırdan kurmak üzere işyerini kapama ve taşınma kararı aldığını, davalıların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek çocuğu biyolojik babasının nüfusuna değil, müvekkilinin nüfusuna kaydedilmesi yönünde anlaştıklarını, müvekkilinin çocuğu bir yıl boyunca kendi çocuğu sanmasına yol açtıklarını, davacının çocuğun kendi çocuğu olduğunu düşünerek bugüne kadar babalıktan kaynaklı tüm sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getirdiğini,

doğduğu gibi bu çocuğu kucağına alan müvekkilinin büyük bir bağlılık hissettiğini, davacının kişilik haklarının ağır derecede zarara uğradığını belirterek davacının yaşamış olduğu elem ve ızdırabı bir nebze dindirebilmesi için 250.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; evli biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin manevi tazminat isteminde bulunamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının tefrik edilerek yeni esas kaydı ile davanın aile mahkemesi sıfatıyla alınan yeni esas üzerinden görülmesine, davalı 3. kişinin evli bir kimseyle birlikte olması davranışı ve yine davacı tarafından iddia edilmiş olmakla birlikte, 01.09.2021 havale tarihli para ve hesap hareketlerine yönelik bilirkişi raporunda da taraflar arasında hukuki bir parasal işlem olmadığının belirtildiği ve kaldı ki evli bir kimseye para gönderilmesinin hukuka aykırı olarak görülmesinin mümkün olmadığı,

yine üçüncü kişi davalı ... tarafından gerçekleştirilen başkaca bir kişilik hakkı ihlalinin davacı tarafça ispatlanamadığı, davacı tarafından iddia olunan müvekkilinin aynı muhitte çalışmasının imkansız hale gelmesinde de zikredilen Yargıtay İBK doğrultusunda üçüncü kişi konumunda olan davalı ...'ın yansıma yoluyla zarardan tazmin sorumluluğunun doğmayacağı gerekçesiyle davalı ...'a karşı açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uyuşmazlığın, davalının dava dışı ...iye ile ... ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, kendisinin biyolojik çocuğu olan ... ......., müvekkilinin çocuğu olduğu yönünde müvekkili kandırması sebebiyle, davacının çocuğu kendi çocuğu olarak bilmesinden kaynaklı uğradığı manevi zararın tazmininden kaynaklandığını, davanın salt aldatma fiiline dayalı bir manevi tazminat davası olmadığını, kasıtlı davranışları ile bir babanın hamilelik aşamasından bir buçuk yaşına gelinceye değin çocuğu kendi çocuğu gibi sevip sahiplenmesine sebebiyet veren davalının,

gerçeğin ortaya çıkması sonucu müvekkilinin yaşadığı elem ve ızdıraptan doğan manevi zararları karşılama yükümlülüğünün bulunduğunu, davalının dava dışı .... ile eylem ve fikir birliği içerisinde çocuğun gerçek soy bağını müvekkilinden kasıtlı olarak gizlediklerinin dosya kapsamı ile ispatlandığını,

davalının kasti hareketleri sebebiyle davalının çocuğunu yıllarca kendi çocuğu zanneden ve bu sebeple kişilik hakları ağır derecede zarara uğramış olan müvekkilinin yaşadığı elem ve ızdırabın karşılığı olarak talepleri doğrultusunda müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; sadakat yükümlülüğünün ihlali, davalı tarafın davacıyı tehdit ve rahatsız etmesi ve evlilik dışı çocuğun davacının nüfusuna kaydettirilmesi, davacının bu çocuğu kendi çocuğu gibi bilmesinden kaynaklı davacının kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasıyla uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.

Dosya kapsamından, davacı tarafından dava dilekçesinde davalının dava dışı eş ile birlikte davacıya yönelik ve bütün olarak aldatma mahiyetindeki davranışlarından, davalının davacıyı sürekli olarak arayarak, sms göndererek taciz etmesi ve hatta defalarca kez davacının işyerine gelerek davacıyı tehdit etmesinden, evlilik dışı çocuğun davacının nüfusuna kaydettirilmesi, davacının bu çocuğu kendi çocuğu gibi bilmesinden kaynaklı kişilik haklarının ihlal edildiği iddiası ile manevi tazminat isteminde bulunulduğu.

Bölge Adliye Mahkemesince, uyuşmazlığın nitelendirilmesinin davalının dava dışı eş ile birlikte davacıya yönelik ve bütün olarak aldatma mahiyetindeki davranışlarının bulunup bulunmadığı, fikir birliği içerisinde davacıyı kandırıp kandırmadığı, aldatma olayına bağlı olarak davalının davacıyı rahatsız edip etmediği, şayet rahatsız etmiş ise davalının eyleminin davacı açısından kişilik hakkı ihlali oluşturup oluşturmadığı ve manevi tazminat gerektirip gerektirmediği noktalarında toplandığı şeklinde belirtildiği,

davacının evlilik dışı çocuğu kendi çocuğu gibi bilmesinden kaynaklı kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasına değinilmemekle bu haliyle uyuşmazlık nitelendirilmesinin eksik bırakıldığı anlaşılmaktadır.

Bölge Adliye Mahkemesince, davalının eşler arasındaki sadakat yükümlülüğüne ilişkin zarardan asli olarak sorumlu tutulamayacağı ve davalının aldatma olayına bağlı olarak davacıyı sürekli aradığı, işyerine giderek davacıyı rahatsız ettiği, davacının davalının tacizlerinden kurtulmak amacıyla taşınmak zorunda kaldığına ilişkin iddiaları bakımından tanık dinlendiği,

dosya kapsamı itibariyle davacının bu iddialarını ispatlar mahiyette delil bulunmadığı ve tanık beyanında belirtilen hususların da manevi tazminatı gerektirir nitelikte olmadığı gerekçesiyle davacının anılan iddialar ile kişilik haklarının ihlaline ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi isabetli ve yerindedir.

Ne var ki, davacı tarafın talebinin sadece sadakat yükümlülüğünün ihlali ve davalı tarafın davacıyı tehdit ve rahatsız etmesi iddialarına dayanmayıp evlilik dışı çocuğun davacının nüfusuna kaydettirilmesi, davacının bu çocuğu kendi çocuğu gibi bilmesinden kaynaklı kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasına da dayandığı açık ve kesindir.

Bu durumda, mahkemece, evlilik dışı çocuğun davacının nüfusuna kaydettirilmesi, davacının bu çocuğu kendi çocuğu gibi bilmesinden kaynaklı kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasından kaynaklı kişilik hakkı ihlaline ilişkin manevi tazminat istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile bu iddia değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

1. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16551, K. 2025/17429, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16551
Karar No
2025/17429
Tarih
25 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/16554 K.2025/16092
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/16566 K.2025/30083
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/16579 K.2025/16725
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/16580 K.2025/16135
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/16596 K.2025/27635
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/16608 K.2025/16313

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.