KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/16631 E., 2024/13496 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/962 D.İş, 2022/964 K.
Karar Metni
786 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.02.2021 tarihinde davalının ZMSS poliçesiyle teminat altına aldığı aracın müvekkilinin aracına çarptığını ve müvekkilinin aracının hasarlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000,00 TL hasar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 43.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı aracın meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, başvurunun kısmen veya tamamen kabulü halinde sigorta şirketi aleyhine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT de belirtilen vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 43.000,00 TL maddi tazminatın 26.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte aleyhine başvuru yapılan ... Sigorta AŞ'den tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen 13.07.2022— K-2022/162158 sayılı karara ilişkin davalı ... itirazının kabulüne ve kararın düzeltilmesine, 13.07.2022— K-2022/162158 kararın 5.3 nolu bendinin “...Davacı vekille temsil edildiğinden, kabul edilen talep üzerinden hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ... kuruluşundan alınarak davacıya ödenmesine ...” olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirkete sigortalı aracın meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, dava konusu kazanın poliçe vade tarihi içinde meydana geldiğini, ispat külfeti davacı tarafta olduğu halde yapılan sigorta tahkim yargılmasında bu konu üzerinde durulmadığını, davacı tarafın, ihbar yükümlülüğüne aykırı davranarak söz konusu tespitlerin yapılmasına mani olduğunu, bilirkişi raporu ile hesaplanan tazminat miktarının yanlış metodla hesaplandığını ve başvuranın tazminatının yüksek tespit edildiğini, davacı vekili lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin de yasaya ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacı tarafın aracında meydana gelen hasar nedeniyle hasar tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya içerisinde bulunan kaza tesbit tutanağında; kazanın oluşumunda sürücü ...'in KTK da yer alan kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmak maddesini ihlal ettiği, diğer araç sürücüsü ...'nin kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin olmadığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur bilirkişi raporunda ise;
davalının ZMS'si olduğu araç sürücüsü ...'nin otomobili ile Adana İli Seyhan İlçesi bölünmüş tek yönlü 2 şeritli sağ tarafında banket bulunan anayol niteliğindeki devlet kara yolunun sağ tarafından iz ve tali yol niteliğindeki yan yoldan seyir halinde iken giriş ve sola dönüş yapacağı kavşağa geldiğinde kavşak girişinde aracını durdurmadan ana yolun sol tarafını iyice kontrol etmeden ilk geçiş hakkını ihlal ederek dikkatsiz tedbir şekilde kavşağa girdiğinden %75 kusurlu olduğunun,
davacı ...'in gündüz vakti Adana İli Seyhan İlçesi orta ayırıcı ile bölünmüş tek yönlü 2 şeritli sağ tarafında banket bulunan hız limitinin 50 km olduğu ana yol niteliğindeki D 100 devlet karayolunun sol şeridinden kendisinin sağ tarafından iz ve tali yol niteliğindeki yan yoldan ilk geçiş hakkını ihlal ederek kavşağa kendisinden önce giriş yapıp sola dönen sürücü ...'nin otomobilini fark ettiği anda ani ve etkili fren tedbiriyle bu araca çarpmadan aracını zamanında durdurarak zararlı sonucun oluşmasını önlemesi gerekmekte iken aksine davranarak aracın teknik özellikleri ile mevcut yol şartlarını göz önünde bulundurmadan dikkatsiz ve
tedbirsiz şekilde seyir halinde olduğundan %25 kusurlu olduğu şeklinde görüş belirtildiği ve hakem heyetince bu raporun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Kaza tesbit tutanağı ve bilirkişi raporu arasındaki kusur durumuna ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, Adli Tıp Kurumu, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan, kusur dağılımına ilişkin, önceki kusur raporları ve tüm dosyadaki delillerin değerlendirildiği, gerekçeli, denetime elverişli ve çelişkileri giderici kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. 3.Davalı vekilinin hesap bilirkişi raporuna yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16631, K. 2024/13496, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama