KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/16646 E., 2025/9843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1273 E., 2022/1640 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/484 E., 2021/243 K.
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 17.06.2018 tarihinde avlanmanın açık ve serbest olduğu Çubuk İlçesi ... Göleti’ne balık avlamak amacıyla gittiği esnada oltasının davalı şirketin sorumluluğunda olan elektrik tellerine takılması sonucu akıma kapılarak ağır bir şekilde yaralandığını, ömür boyu sakat kalacak şekilde malul kaldığını, davacının yoğun bakımda kaldığını, olay nedeniyle sakat kalmasından dolayı davalının kusuruna ve başkaca kusurlu olanların kusurlarından da sorumlu olmak üzere tazminatlarının belirlenerek toplam 100,00 TL'nin davalıdan olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 17.06.2018 tarihinde olta balıkçılığı ile balık avlamak için Çubuk ...
Göleti’nde olta kamışını iletkenlere takarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, bu olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, kazanın meydana geldiği gölet çevresindeki dağıtım şebekesinin maliki ve işletmecisi olmadıklarını, kazanın meydana geldiği şebekenin üçüncü şahısların sorumluluğunda olduğunu, kazanın meydana geldiği tarihte dağıtım şirketine herhangi bir arıza veya kaza ihbarının olmadığını, davanın açılması ile birlikte kazanın olduğunu öğrendiklerini,
kurumlarının ilgili birimlerle yapmış oldukları yazışmalar neticesinde olayın meydana geldiği gölet çevresindeki şebeke hattının ve iletkenlerin dikey mesafelerinin yönetmeliğe uygun olduğunun tespit edildiğini, olayın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kusuru olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olayın mahiyeti itibari ile iş güvenliği uzmanlarının uzmanlık alanına dahil olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz noktaları olan bazı hususların mahkemeye sunulan raporda tartışılmadığını ve açığa kavuşturulmadığını, enerji nakil hatlarının kurulumu, yatay ve dikey mesafelerinin uygunluğu söz konusu olsa bile herkese açık olta balıkçılığına açık bir alanda kişilerin yaklaşma mesafesi ile ilgili dahi herhangi bir uyarı olmadığını,
olta balıkçılığı yapılan bir alanda olta balıkçılığında kullanılan olta kamışlarının yaratacağı olası tehlikelere karşı bir uyarı ve ikaz bulunmadığı gibi herhangi bir güvenlik önleminin de alınmadığını, davaya konu olayda 6098 sayılı Yasa'da yer alan tehlike sorumluluğunun söz konusu olduğunu, tehlike sorumluluğunda kusur veya özen borcu söz konusu olmadığından sorumlulara kurtuluş kanıtı getirme olanağı bulunmadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haksız fiil sebebiyle maddi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16646, K. 2025/9843, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama