KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/17137 E., 2024/13574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1003 E., 2022/1000 K.
Karar Metni
1.058 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı aracın, müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete 04.10.2018 tarihinde çarpması sonucunda iki taraflı yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının %79 oranında olduğunu ve ömür boyu bakıcıya ihtiyaç duyduğunu, davalının tedavi giderleri teminatı kapsamında bakıcı giderinden sorumlu olduğunu, davalı tarafça mahkemede açılan ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak ödeme yapıldığını, davalının tedavi gideri teminatı kapsamında ödeme yapmadığını,
ödemenin farklı teminat limiti kapsamında yapılmış olması nedeniyle KTK 111/2. maddesi hükmünde düzenlenen hak düşürücü sürenin iş bu dosya açısından uygulama alanı bulmayacağını, davalı tarafa yapılan başvuru sonucunda, davalı tarafça bakıcı gideri tazminatına ilişkin ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla 108.000,00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasından itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili aleyhine, davacı tarafından İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/335 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, müvekkilince davacıya poliçe limiti olan 360.000,00 TL ödeme yapıldığını ve poliçe limitinin tüketildiğini, bu nedenle davacının ibraname verdiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça, dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığını,
müvekkilinin poliçe limitleri kapsamında ve davalı sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının tespiti ile kusur oranında hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, davacının SGK'dan gelir sağlayıp sağlamadığının tespit edilmesi gerekitğini, faize karar verilmesi halinde, müvekkiline yapılan başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini,
davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıya gerekli ödemeler yapıldığından ve bu ödeme sonrası teminat tükendiğinden, davacı vekilince İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/335 Esas sayılı dosyasından feragat edildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça poliçe limiti olan 360.000,00 TL davacıya ödendiğinden ve poliçe limiti tüketildiğinden davacının itirazlarının reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının %79 olduğunu ve ömür boyu bakıcıya ihtiyaç duyduğunu, davalının tedavi giderleri teminatı kapsamında bakıcı giderinden sorumlu olduğunu, davalı tarafça mahkemede açılan davada sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak ödeme yapıldığını, davalının tedavi gideri teminatı kapsamında ödeme yapmadığını, ödemenin farklı teminat limiti kapsamında yapıldığını, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/335 Esas sayılı dosyasındaki taleplerinin sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu ve sadece bu taleplerinden feragat ettiklerini, davalının tedavi giderleri teminatı kapsamında davacının sürekli bakıcı giderinden sorumlu olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda davacının yaralanıp malul kalması ve sürekli bakıcıya ihtiyaç duyması nedeniyle bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı kazaya ilişkin 28.05.2019 tarihinde İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/335 Esas ve 2020/308 Karar sayılı dosyası ile davalı aleyhine sürekli iş göremezlik tazminatı talepli dava açıldığı, davacının davadan feragat etmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/14. maddesinde "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Somut olayda, aynı kazaya ilişkin davacı tarafından 28.05.2019 tarihinde davalıya karşı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/335 Esas ve 2020/308 Karar sayılı dosyası ile sürekli iş göremezlik tazminatı davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılamada davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği dikkate alındığında, 5684 sayılı Kanun'un 30/14. madde hükmü gereğince, davacı tarafından davalı ... şirketine karşı ileri sürülen bakıcı gideri tazminatı bakımından alacağı varsa mahkemeye başvurulması gerektiğinden, dosyadan el çekilerek başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.12.2024 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'nin karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli bakıcı gideri istemine ilişkindir.
Davacının davaya konu trafik kazasındaki yaralanması nedeniyle sürekli bakıcı gideri talebinde bulunduğu, Hakem Heyeti tarafından, davalı sigortacının mahkemede açılan dava sonucunda davacıya sürekli iş göremezlik tazminatını ödeyip poliçe limitini tükettiği ve bakıcı gideri yönünden sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, sayın çoğunluk tarafından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 üncü maddesi gereği uyuşmazlığın daha önce mahkemeye intikal ettiği ve bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulduğu görülmektedir.
Davacı, sürekli iş göremezlik tazminatı için daha önce İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/335 Esas ve 2020/308 Karar sayılı dosyasında talepte bulunmuş, davalının ödeme yapması ve tarafların anlaşması üzerine davacı yanca sunulan feragat dilekçesi gereği bu davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu nedenle, tarafları- konusu- dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar bulunmadığı, eldeki davaya konu edilen zarar kalemi (sürekli bakıcı gideri) ile mahkemeye intikal eden davadaki zarar talebinin (sürekli iş göremezlik tazminatı) birbirinden tamamen farklı olduğu ve aynı uyuşmazlığın mahkemeye intikal ettiğinden bahsedilemeyeceği gözetilmelidir.
Diğer yandan, Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, davaya konu edilen sürekli bakıcı gideri zararı, davalı tarafından düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçesindeki tedavi giderleri teminatı kapsamında olup İtiraz Hakem Heyetinin bu zarar kaleminin "sürekli sakatlık teminatı" kapsamında kabulü ile verdiği karar da doğru olmamıştır.
Tüm bu nedenlerle; taraflar arasında görülen ve daha önce mahkemeye intikal eden uyuşmazlıkta dava konusu eldeki davada ileri sürülen talepten farklı olduğundan, 5684 sayılı Kanun'un 30/14 üncü maddesinin uygulanması imkanı bulunmamaktadır. Davaya konu sürekli bakıcı giderinin poliçedeki tedavi (sağlık gideri) klozundan karşılanması gerektiği gözetilerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bu yönden davacı yararına bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun farklı gerekçeye dayanan bozma kararına katılmıyoruz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/17137, K. 2024/13574, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama