KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/2112 E., 2023/7139 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/57- 2022/53
- Sayısı
- 2021/İHK-45935
- Hüküm/karar
- Başvurunun kabulü/ İtirazın reddi
- Sayısı
- K-2021/117563
Karar Metni
1.262 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait ve davalı nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 79.173,20 TL araç hasar tazminatının temerrüt tarihi olan 08.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği tazminatın fazla olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen Kasko Sigortası poliçesinin yeni değer klozu başlıklı maddesinde “İşbu yeni değer klozu, araçların poliçe süresince oluşan tam ziya hasarlarını kapsar.
Araçların ilk tescil tarihi ile poliçe vade başlangıç tarihi arasındaki sürenin 30 günü aşmamış olması ve araç model yılı ile trafiğe çıkış (ilk trafik tescil) yılının aynı olması veya araç model yılının trafiğe çıkış (ilk trafik tescil) yılından 1 yıl küçük olması durumunda ve ilk ruhsat sahibinin değişmemiş olması koşulu ile geçerlidir.
Sigortacı, piyasa rayiç değerine bakılmaksızın, aracın satın alındığı fatura üzerinde yazılı standart ya da opsiyonel aksesuarlar üzerinden aynı marka-model-tip ve aksesuarlara sahip piyasada ilan edilmiş olan peşin anahtar teslim bedeli üzerinden hasar tazminatını öder.” hükmünün bulunduğu, dosya kapsamında alınan sigorta eksperi bilirkişi raporuna göre davacının aracının ağır hasarlı olduğu,
onarımının ekonomik olmayacağı, aracın pert-total olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı, davacının aracının 0 km tabir edilen vasıfta olması sebebiyle aracın satış faturasındaki 136.173,00 TL'nin 2. el hasarsız piyasa rayiç bedeli olarak kabul edildiği, aracın sovtaj değerinin ise 57.000,00 TL olduğu, sovtaj değerinin aracın değerinden mahsup edilmesi suretiyle bulunan 79.173,00 TL'den davalının sorumlu olduğu hususunun tespit edildiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 79.173,00 TL araç hasar tazminatının 26.04.2021 (tahkime başvuru tarihi) tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacıya ait aracın sürücüsünün alkollü araç kullandığının sabit olduğunu, Kasko Genel Şartları gereğince zararın teminat dışı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve fahiş hazırlandığını, raporun uzman eksper tarafından hazırlanması gerektiğini, bilirkişi raporunda aracın rayiç bedelinin fahiş belirlendiğini, davalının eş değer parçalarla aracı onarım hakkının olduğunu, orijinal parça fiyatlarının esas alınmaması gerektiğini, en az % 30 anlaşmalı servis iskontosu uygulanması gerektiğini, fatura sunulmadığından Katma Değer Vergisi’nden sorumlu olmadıklarını,
faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, faizin Komisyon’a başvuru tarihinden itibaren yasal faiz olarak uygulanması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... kararına esas alınan sigorta eksperi bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğu hususu belirtilmiş ise de meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmediği, bu nedenle kazanın alkolün etkisiyle meydana geldiğinin kabul edilemeyeceği, davalının sigortalının gerçek zararını karşılaması gerektiği, bu nedenle davalının orijinal parça fiyatlarından sorumlu olduğu, bu hususun davaya konu kasko poliçesinde de bu şekilde belirlendiği, aracın 0 km araç olduğu,
aracın satış faturasının da dosyaya sunulduğu, davacının verilen zararı gidermek için aracın onarımını yaptıracağı, onarım için gereken parça ve işçilik hizmetinin KDV'ye tabi olduğu, bu nedenle davalının KDV'den sorumlu olacağı, davacının, dava açmadan önce davalı ... şirketine başvuruda bulunduğu ve sigorta şirketinin davacının talebini reddettiği dosyada mevcut belgelerden anlaşıldığı, taraflar arasında kasko poliçesi imzalanmış olup, Uyuşmazlık Hakem Heyetince temerrüt tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı,
nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesinin de uygun bulunduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya ait aracın sürücüsünün alkollü araç kullandığının sabit olduğunu, Kasko Genel Şartları gereğince zararın teminat dışı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve fahiş hazırlandığını, raporda hasar onarım bedelinin fazla olduğunu, sigortalı araca pert total uygulaması yapılmasının hatalı olduğunu, aracın onarımının ekonomik olup olmadığının araştırılması, onarımın ekonomik bulunmaması durumunda rayiç değer ve sovtaj değeri araştırması yapılması,
hasar tazminatı tutarının Kasko Genel Şartlarına ve poliçe özel şartlarına göre hesaplanması gerektiğini, raporda aracın sovtaj bedelinin düşük, rayiç değerinin ise fahiş derecede yüksek olarak tespit edilmesinin doğru olmadığını, sovtaj firmalarından alınan tekliflerin dosyaya sunulmadığını, araca pert total uygulaması yapılmış olmasına rağmen trafikten çekme belgesinin sunulmasının hüküm altına alınmamasının hatalı olduğunu, faizin Komisyon’a başvuru tarihinden itibaren yasal faiz olarak uygulanması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, ... kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı kaza sonucu araçta meydana gelen hasar tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 89 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ... kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ... kararının 5.3. bendinde yer alan "11.092,49 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2112, K. 2023/7139, 29 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama