KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/2657 E., 2024/9646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1392 E., 2021/1947 K.
- Hüküm/karar
- Davacının İstinaf Başvurusunun Kabulüne
Karar Metni
1.002 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 09.09.2016 tarihinde davalı ...'ün sevk ve idaresindeki ve davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı araçla, müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin çarpışması sonucu çift taraflı, maddi hasarlı, yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, bu kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve iş gücü kaybının oluştuğunu, faturalandırılamasa da.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanamayan bazı harcamaların yapıldığını, davacının ekonomik geleceğinin sarsıldığını ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 2.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline. 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın her türlü maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açıldığını, kazanın oluşumunda davacının kusurlu olduğunu, davacının koruyucu kıyafet giymediğini, davacının mesleğini yeniden icra etmeye başladığını, davacıya SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik tazminatı olduğunu, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, müvekkilinin gelir durumunun düşük olduğunu, maddi tazminat taleplerinin öncelikle trafik sigortasından karşılanması gerektiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçelerinde; açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın çift taraflı trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan rapora göre davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre hazırlanan rapora göre %72 oranında malul ve 18 ay iş göremez kaldığı,
sonrasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Raporlar Hakkında Yönetmelik çerçevesinde alınan ek raporda engel oranın %50 olduğu ve iyileşme süresinin 18 ay olarak tespit edildiği, kusur durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davacının asli kusurlu, davalının ise tali kusurlu olduğunun belirtildiği, dosya üzerinden alınan kusur raporunda ise davacı araç sürücüsünün %75 oranında, davalının ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği,
davacının davalı ... ile anlaştığından maddi tazminat talebinden feragat ettiği, davacı vekili kusur raporuna itiraz etmiş ise de, kusur raporuna itirazından vazgeçtiği, belirlenen kusur ve maluliyet durumuna göre davacının TBK’nın 56 ncı maddesi gereğince manevi tazmainat talep edebileceği, somut olayda davacının %50 oranında engeli oluşacak şekilde yaralandığı ve davalının kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kusur durumu, paranın alım gücü göz önüne alındığında 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle;
maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 09.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalı ...’den tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Mahkemece manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olmadığını, davalının müvekkilinin motosikletine kusurlu şekilde arkasından hızla çarparak, maddi hasara ve yaralanmaya neden olduğunu, kaza sonucunda müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre %72 oranında, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlüllere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ise %50 oranında engelli olduğunun tespit edildiğini,
müvekkilinin Güven Hastanesi'nde Anestezi Uzmanı Doktor olduğunu ve yaptığı iş ve girdiği ameliyatlar nedeniyle ayakta durduğu süre içerisinde ciddi bir fiziksel performans göstermesi gerektiğini, belirlenen manevi tazminatın çok yetersiz olduğunu belirterek kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemece alınan kusura ilişkin bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının asli, davalının ise tali kusurlu kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacının maluliyetinin %50 olduğu, davacının yaralanmanın boyutları ve kaza sonrası davacının iyileşeme süresinde yaşadığı sıkıntı ve meydana gelen yaralanmanın bundan sonraki yaşantısına etkileri gözetildiğinde, hükmedilen manevi tazminat miktarının; duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek bir düzeyde olmadığı,
meydana gelen maluliyet ve engellilik durumu, her iki tarafın mali ve sosyal durumları ile kazadaki kusur oranları gözetildiğinde, manevi tazminatın 20.000,00 TL olarak takdir edilmesinin hakkaniyete daha uygun olduğu, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının az takdir edildiğini belirtmiştir. Davalı ... vekili; manevi tazminat miktarının fahiş ve talebin haksız olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan sürücü olan davacının maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı ... vekili yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene davacı ve davalı ...'e yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2657, K. 2024/9646, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama