KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/2671 E., 2025/2717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/443 E., 2021/1353 K.
- İlk derece mahkemesi
- Sakarya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/101 E., 2020/68 K.
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 29.04.2015 tarihinde diğer davalı kuzeni ... adına alındığını, onun da 30.04.2015 tarihinde davalı ... ...'ya sattığını, belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın ... adına olmasına rağmen vekaleten ... 'ın satışı tapuda davalı ...'ye yaptığını, davalı ...'nin taşınmazın üzerinde takyidat, haciz vs. olup olmadığını sorduğunu, olmadığı cevabı üzerine satış işleminin gerçekleştiğini, 150.000,00 TL'nin Adapazarı Tapu Müdürlüğünde varıldığını, kamera kayıtlarında ortaya çıkacağını, tapuda yapılan satışın geçerli olduğundan tasarrufun iptalinin istenemeyeceğini, belirterek haksız açılan davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tasarrufun iptali davalarının görülebilmesi için davalı borçlu hakkındaki takibin kesinleşmesi gerektiğini, somut olayda takibin kesinleşmediğinin anlaşıdığı gerekçesi ile davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, Mahkemenin dava koşullarının gerçekleşmesi için HMK'nın 115/2 maddesi gereğince süre vermesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve Kanuna uygun olup dava dayanağı takibin 27.08.2015 tarihinde başlamasına rağmen İlk Derece Mahkemesi kararının verildiği 23.10.2020 tarihine ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının verildiği 16.01.2022 tarihine kadar 7 yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen davalı borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmemiş olması karşısında, HMK'nın 115/2.maddesine göre davacıya bu konuda süre verilmesinin beklenmesi,
yasanın konuluş amacına da aykırılık oluşturacağından davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2671, K. 2025/2717, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama