KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/2699 E., 2025/2418 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/319 E., 2021/21 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın adlî sicil kaydında tekerrüre esas ilâm olduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde,
soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve ödeme yapılmadığından bahisle hakkında ilgili hükümlerin uygulanmaması,
2.Sanık hakkında adlî para cezası yönünden temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmiş olması karşısında; suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10 ve 3/23. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle denetime imkan verecek şekilde lehe olan uygulamanın belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının taksitle tahsiline karar verilirken 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesinin dördüncü fıkrası gereği ödenmeyen adlî para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken, adlî para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle infaz yetkisinin kısıtlanması,
4.Suç konusu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde numune olarak alınan sigaranın müsaderesine karar verilmesi,
5.Birleşen dosyaya ait iddianamede müsaderesi talep edilen 06 AP 2510 plaka sayılı nakil aracı hakkında karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/2699, K. 2025/2418, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama