KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/2886 E., 2024/5285 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/2748 E., 2021/1840 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- Kilis 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/57 E., 2019/254 K.
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; Mahkemece kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların desteği ...'ın 10.08.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle hayatını kaybettiğini, kazaya karışan aracın kaza tarihi itibariyle davalı ... şirketine ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğunu, davacı ...'nin müteveffenanın annesi, davacı ...'in boşandığı eşi olduğunu, bu sebeple şimdilik davacı ... için 500,00 TL, davacı ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destek tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacılara verilmesini talep etmiş, davacılar vekili 02.04.2019 tarihli dilekçesi ile,
maddi tazminat dava değerini bilirkişi raporu doğrultusunda arttırarak davacı anne Halime için 11.692,31 TL davacı eş Gülsen için 169.460,18 TL olmak üzere toplam 181.152,49 TL'nin ilk başvuru tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız olduğunu, trafik sigortasının 3. kişilerin zararını karşılamakla yükümlü olduğunu, davacıların 3. kişi konumunda olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı ... yönünden açılan davanın kabulü ile, 11.692,31 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 13.10.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, davacı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı taraf vekilleri istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; kaza yapan aracın sigorta poliçesinin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının yürürlük tarihinden önce düzenlendiği gözetildiğinde, destek şahsın kusurunun, üçüncü kişi sıfatıyla davalıdan tazminat talep eden davacılara yansıtılamayacak ve kazada ölen sürücü tam kusurlu olsa zararın artmasında müterafik kusuru bulunsa bile destekten yoksun kalan davacı zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan davalının sorumluğu devam edeceği,
davaya konu kazanın sürücü kusuru ile gerçekleşmiş olduğu ve müterafik kusur nedeni ile indirim yapılması gerektiğine yönelik istinaf itirazları yerinde görülmediği, davacı ... vekilince desteğin ölümünden önce tarafların boşandığı ancak murisin eski eşine destek olmaya devam ettiği eski eşine devamlı ve düzenli olarak maddi yardımda bulunduğunun sabit olmadığı, davacı tarafça murisin davacıya düzenli olarak nafaka ödediğine ilişkin bir iddiada bulunulmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2886, K. 2024/5285, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama