KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/4195 E., 2024/11326 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI
2019/1713 Esas 2021/2390 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
2019/298 Esas, 2019/219 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde. 03.09.2016 tarihinde davacıların oğlu ...'in kendisinin kullandığı ve sahibi olduğu ... plakalı aracı ile Bodrum yönünden Milas yönüne sağ şeridi takiben seyir halindeyken plakası bilinmeyen bir kamyonun orta kavşaktan geçip Milas tarafına dönmek isterken yola çok hızlı girmesinden dolayı sola dönemeyip yolun sağındaki boşlukta bekleyen ...'in aracına doğru korna çalarak hızla geldiğini,
...'in kamyondan kurtulmak için aracıyla karşı kavşağa doğru hareket etmesi üzerine dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın söz konusu kamyonun önünü kapatması nedeniyle ...'in aracını göremeyerek aracına çarptığını ve davacıların oğlu ...'in vefat ettiğini, kazaya sebebiyet verenin plakası bilinmeyen kamyon olduğunu iddia ederek her bir davacı için 100,00'er TL'den toplam 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, yetki itirazında bulunarak usule uygun başvuru yapılmadığını, kazanın meydana geldiğinin ve kusura ilişkin ispat yükünün davacılarda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazada destek ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, plakası alınamayan, kazada korna çaldığı söylenen ve tespit edilemeyen sürücünün herhangi bir kusur ve kabahatinin olmadığı, ... plakalı otomobil sürücüsü Hamza Kaçar'ın da bulunmuş olduğu şerit ve çarpma noktasına göre bakıldığında herhangi bir kusur ve kabahati bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ceza dosyasında ve eldeki dosya kapsamında düzenlenen kusur raporlarında kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun desteğe verildiği, plakası ve sürücüsü belli olmayan kamyon sürücüsüne herhangi bir kusur atfedilmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kazanın plakası ve sürücüsü belli olmayan kamyon nedeniyle meydana geldiğini, desteğin kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığını, kusura ilişkin tespitin hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kusur bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4195, K. 2024/11326, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama