KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/4219 E., 2024/11173 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1693 E., 2021/2527 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/815 E., 2018/1050 K.
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde.
26.07.2013 tarihinde, davalı ...'un idaresinde bulunan araç ile davacı küçük ...'nın kullandığı bisiklete çarpması ile meydana gelen kaza sonucunda davacının ağır şekilde yaralandığını, kaza tarihinde 7 yaşında olan davacı ...'in geçici ve sürekli iş gücü kaybı olduğunu, ayrıca tedavi sürecinde bakıcı gideri yapıldığını, küçük ...'in yaralanması nedeni ile annesi ... ile babası ... ve kendisinin manevi olarak da zarara uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, geçici iş gücü kaybı için 100,00 TL,
iş gücü ve efor kaybı için 100,00 TL ve bakıcı giderleri için 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini, davacı ... için 50.000,00 TL, davacılar ... ve davacı ... için 20.000,00'er TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve .... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın alacakaranlıkta ve asfalt yol üzerinde meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde, kaza tarihinde 7 yaşında olan ve trafik bilinci olmayan küçüğün çift yönlü trafiğin olduğu yola tek başına çıkmasına izin veren ailenin kusurlu olduğunu, kimsenin kendi kusuruna dayalı olarak hak elde etmesi mümkün olmadığından davanın reddini istemiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan .... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının davalı ... şirketi tarafından yapıldığını, kaza nedeni ile doğan zarardan davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı olarak ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, manevi tazminat taleplerinden sorumluluğunun bulunmadığını, kaza nedeni ile doğan zararın davacı tarafça usulüne uygun olarak ispat edilmesi gerektiğini, kusur durumu ile davacı tarafın yaralanmasına ilişkin maluliyet durumunun yürürlükteki mevzuata uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, tedavi giderlerinden davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını ve kaza tarihinden faiz isteminin yasal dayanağının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kusur bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4219, K. 2024/11173, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama