İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5333 K.2025/8011

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2022/5333Karar2025/8011Tarih20 Mayıs 2025Okuma5 dk · 999 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/5333 E., 2025/8011 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Mayıs 2025
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/285 E., 2022/449 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

999 kelime·5 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının belediye başkanlığı yaptığı dönem ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan denetim raporuna göre 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49/8. maddesine aykırı olarak fazladan işçi alımı yapıldığını, bu şekilde kurum zararına sebebiyet verildiğini, davalı aleyhine denetim raporuna istinaden 388.342,21 TL üzerinden ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek takibe vaki itirazın iptali ile davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyanın incelenmesinde, işçilere çalıştırılmadan ücret ödemesi yapıldığı şeklinde bir iddianın bulunmadığı, takibin dayanağını oluşturan denetim raporu incelendiğinde, 32 memur kadrosu olmasına rağmen memur kadrolarından sadece başkatip kadrosunun dolu olduğu, başkatibin muhasebe görevini de vekaleten yürüttüğü, fen ve imar işlerinin işçiler eliyle yürütüldüğü, personel sıkıntısının olduğunun belirlendiği, alınan bilirkişi heyet raporunda da kurum zararının oluşmadığının belirlendiği,

davaya konu olayda işçi alımının usulsüz olduğu sabit olsa da, dava dışı işçilerin Belediyede çalışarak hizmet verdikleri, bu nedenle kendilerine ücret ödendiği anlaşılmakla haksız eylemin zarar unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı işçilerin belediyede çalışarak hizmet verdikleri, bu nedenle kendilerine ücret ödendiği, buna göre haksız eylemin zarar unsuru gerçekleşmediğinden ortada mevcut bir kurum zararından söz edilemeyeceği, zira belediyeye alınan işçilerin davalı ...

Başkanının kendi hizmetinde çalışmadığı, belediye bünyesinde kamu hizmeti gördükleri, belediye başkanlığı hizmetine alınan işçilerin kendi beden güçleri ile emeklerinin karşılığı olmak üzere belediyeye hizmet sunmak sureti ile katkı sağladıkları, belediye tarafından bu işçilere yapılan ödemenin çalışanların sunmuş oldukları emeklerinin karşılığını oluşturduğu, belediye başkanlığının kamu hizmetini yerine getirebilmek için işçi çalıştırmasının gerekli olduğu, bu nedenle kurum zararı oluşmadığı gerekçesiyle.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereği davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, yapılan işlemin yasal dayanağının olmadığını, kanunun açık hükmüne aykırı hareket edildiğini, istihdam edilen personelin çalıştırılması için gerekli izin ve onayların alınmadığını, kamu zararına neden olan eylemin doğrudan davalı tarafından gerçekleştirildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49/8 maddesine aykırı olarak geçici işçi alımı nedeniyle uğranılan idare zararının ödetilmesi amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/8 maddesine aykırı olarak geçici işçi alımı nedeniyle uğranılan idare zararının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen “… işçi alımının usulsüz olduğu sabit olsa da, dava dışı işçilerin Belediyede çalışarak hizmet verdikleri, bu nedenle kendilerine ücret ödendiği anlaşılmaktadır. Buna göre haksız eylemin zarar unsuru gerçekleşmediğinden, ortada mevcut bir kurum zararından söz edilemez.” gerekçesine dayalı davanın reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusu ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince reddedilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine yapılan inceleme sonunda da kararın onanmasına karar verilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/8 maddesinde “Belediyenin yıllık toplam personel giderleri, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın yüzde otuzunu aşamaz. Nüfusu 10.000'in altında olan belediyelerde bu oran yüzde kırk olarak uygulanır.

Yıl içerisinde aylık ve ücretlerde beklenmedik bir artışın meydana gelmesi sonucunda personel giderlerinin söz konusu oranları aşması durumunda, cari yıl ve izleyen yıllarda personel giderleri bu oranların altına ininceye kadar yeni personel alımı yapılamaz. Yeni personel alımı nedeniyle bu oranın aşılması sebebiyle oluşacak kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak kanunî faiziyle birlikte belediye başkanından tahsil edilir.

Personelin her türlü alacakları zamanında ve öncelikle ödenir.” hükmü yer almakta olup, bu düzenlemeye göre idare zararının ne şekilde oluştuğu açık bir şekilde belirlenmiştir.

Mahkeme gerekçesinde açık bir şekilde belirtildiği üzere davalı tarafından yapılan işçi alımlarının yasal düzenlemeye uygun olmadığı sabittir. Her ne kadar mahkemece usulsüz olarak alınan işçilerin Belediyede çalışarak hizmet verdikleri ve kendilerine bu nedenle ödeme yapıldığı, bu nedenle de zarar oluşmadığı belirtilmiş ise de, davanın dayanağı 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/8 maddesi olup, davalı tarafça maddedeki düzenlemeye aykırı şekilde işçi alımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yasal düzenlemeye aykırı şekilde alınan işçilere yapılan ödeme ile zarar oluşmuş olup, mahkemenin işçilere fiili çalışmalarının karşılığının ödenmesi sebebiyle zararın oluşmadığı gerekçesine katılmak mümkün değildir.

Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.02.2014 gün, 2013/4-489 esas, 2014/98 sayılı kararında bu husus “… Madde metninde sorumluluk koşulları düzenlenmiş ve toplanan deliller ile işçinin usulsüz olarak alındığı ve bu surette kamu zararına neden olunduğu belirlenmiş olup, alınan işçilere hizmeti karşılığı kurumca ücret ödenmesi gerçekleşen zararı ortadan kaldırmaz.” şeklinde ifade edilmiştir.

Bu durumda; mahkemece, belirlenecek olan zararın tahsili yönünde hüküm kurulması gerekirken, davanın reddine ve istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi doğru olmayıp, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5333, K. 2025/8011, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5333
Karar No
2025/8011
Tarih
20 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5405 K.2025/8520
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5432 K.2025/8667
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/5437 K.2025/6205
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/5462 K.2025/9814
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/5464 K.2025/5712
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/5465 K.2025/8258

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.