KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/5426 E., 2025/9731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/3872 E., 2021/2536 K.
- İlk derece mahkemesi
- Tunceli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/431 E., 2018/444 K.
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Tunceli İli, ... İlçesi ... Köyü, ... Mevkii 648 parsel sayılı iki katlı betonarme bina ve arsası nitelikli taşınmazın maliki olduğunu, davalı tarafından ... karayolu inşası amacıyla gerçekleştirdiği çalışmalarda, müvekkilinin taşınmazını etkileyecek şekilde taşınmazın üst kısmına menfez inşa ettiğini, daha önce başka mecralardan akan köy, yağmur ve kar sularının bundan böyle müvekkilinin mülküne akacağını, müvekkilinin evini ve arsasını tahrip edeceğini, taşınmazın sürekli su baskınlarına maruz kalacağını ve can ve güvenliğinin ortadan kalkacağını, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirterek Tunceli İli, ... İlçesi ... Köyü, ... Mevkii 648 parsel sayılı taşınmaza vaki el atmanın önlenmesini, menfezin kapatılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili idare tarafından kamu yararı gereğince ... yolu km 53+597 de eski mevcut sulama kanalı ile yol gövdesinin kesiştiği noktada su geçişi için mevcut akış havzası korunacak şekilde kutu menfez yapıldığını, daha önce var olan havzayı bozmadan eski havzasında menfez inşa ettiğini, suyun var olan eski havzası dışında herhangi bir inşaat yapılmadığını, müvekkili idarece bu menfez nedeniyle dava konusu taşınmaza herhangi bir zarar verilmediği gibi el atma ve müdahalede de bulunmadıklarını, bu nedenle el atma olmadığından el atmanın önlenmesi ve kal davasının şartları oluşmadığını,
ayrıca davacının menfez yapılan parselin maliki olmadığını, bu nedenle davacı malik olmadığından böyle bir davayı açma hakkının da bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; daha önce başka mecralardan akan köy, yağmur ve kar sularının keşif tarihinden sonra müvekkilinin mülküne aktığını ve müvekkilinin arsası ile binasının tahrip edildiğini, iklim koşulları nedeniyle müvekkilinin taşınmazının su baskınlarına maruz kaldığını, menfezin su tahliye yönünün müvekkilinin taşınmazının yönünde olduğunu, menfezden akacak suyun müvekkilinin taşınmazına akacağını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı tarafından karayolu inşası sırasında yapılan menfezin davacının taşınmazına zarar vereceği iddiasına dayalı el atmanın önlenmesi ve menfezin kapatılması istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, dava tarihi itibarıyla taşınmazda mevcut bir zarar olmamasına, zararın meydana gelmesinin dava tarihi itibarıyla olasılıktan ibaret olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5426, K. 2025/9731, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama