KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/5467 E., 2025/126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/979 E., 2022/566 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/465 E., 2019/442 K.
Karar Metni
940 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili, ... ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlu şirketin mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara sattıklarını belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline yöneltilen davada gerekçe olarak olmayan bir yakın dostluk ilişkisi vardır açıklamasının tamamen asılsız gerçek dışı soyut bir itham olduğunu, davanın İİK 278/2 ve 280 maddeleri gereği usulüne uygun ve şartlarına uygun açılmadığını, davacının tasarrufun iptaline ilişkin açtığı davada müvekkile olan muvazaa iddiasını soyut arkadaşlık ve ticari ilişki iddiasına dayandırdığını, 40.000 dolarlık bir alacak iddiası ile bunun 10 katı değerli bir yerin satışına engel olan bir tedbir kararı verildiğini, taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını,
taraflarına deliller tebliğ edilmediğinden tüm iddialarını ispatlar cevap, belge, delil, mukabil delil sunma haklarının saklı tuttuklarını, davacıya karşı açılabilecek her tür dava tazminat talep hakkının saklı tuttuklarını, yargılamanın yapılarak davanın reddini ve taşınmazın üzerine konulan tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı... İnş. Ltd. Şti. ve... Yapı Malz. Ltd.
Şti. vekili cevap dilekçesinde; dosyanın geçici de olsa aciz belgesine bağlanmadığını, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğunu, senedin teslim alındığı tarihin 06.05.2016 tarihi olduğu, tanzim tarihinin boş olduğu, ödeme tarihinin olmadığını, dairenin davacının aldığı bedelden daha fazla bir bedelle satın alındığını, karşılığında Mercedes aracın verildiğini ve 700.000 TL kredinin halen ödendiğini, müvekkilinin davacıdan önce aynı yerden daire satın aldığını, davacının daireyi aldığı tarihte...
Şirketi'nin birçok ödemesini ertelemiş ve bankalara karşı ödemelerini yapamaz durumda olduğunu, davacının daireyi aldıktan sonra üzerindeki ipoteği ödediğinden dolayı... Şirketi'nden senet aldığını, ......... Şirketi'nin halen cari hesapta davalı olan satıcı...
Şirketi'nden toplam olarak Mercedes araç bedeli ile birlikte 600.000 TLnin üzerinde alacağının mevcut olduğunu, müvekkillerinin ticari alışverişten kaynaklı ticari ilişkilerinin mevcut olduğunu, davacının alacaklarının uydurma olduğunu, dairesini aldığı halde kendisi gibi aynı yerden parasını ödeyerek daire almış olan müvekkilini tanıdığı halde tehdit olarak davayı kullanarak varsa alacağını daire almış olanlardan tahsil etmeye çalıştığını, müvekkilinin daire aldığı tarihten bir yıl sonra ve satıcı ödemelerinde temerrüde düşmeye başladıktan sonra daire aldığı halde ve ipotek bedellerinin ödediği halde,
diğer daire sahiplerine dava açmış olması son derece kötü niyetli ve haksız bir hareket olduğunu belirterek davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İİK'nın 279 ve 280. madde koşullarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile üçüncü kişilerin borçlunun mali durumunu bildiğinin anlaşıldığı gerekçesi davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, borcun doğum tarihinin 2016 olmasına rağmen tasarrufların iptalini sağlamak için 2014 tarihinin atıldığını, müvekkilinin kötü niyeti olmadığını, bankadan 700.000 TL kredi çekerek satın aldığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin taşınmazı gerçek bedelini ödeyerek aldığını, borçlunun mali durumunu bilmesinin söz konusu olmadığını, taşınmaz alımı dışında bir ticari ilişkisinin olmadığını, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, taşınmazın bir başka alacaklının yaptığı icra dosyasında satışa çıkarıldığını ve müvekkilinin ipotek borcunu ödediğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı ...'ın borçlunun işçisi olması nedeni ile mali durumunu bilebilecek şahıslardan olduğu gibi alacağına karşılık almasının da mutad ödeme aracı olmamasına, taşınmazın icra yolu ile satışının yapılmadığının anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin, davalı ... ile ticari ilişkinin varlığının borçlu tarafından da kabul edildiği dikkate alındığında davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Bu tür davalarda, hakim İİK'nın 278-279 ve 280.madde koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini resen araştırır, taleple bağlı değildir.
Somut olayda dava konularından 1 nolu bağımsız bölüm 19.08.2015 tarihinde borçlu şirket tarafından davalı ...'ya tapuda 70.000 TL'ye satılmış, taşınmaz üzerinde satış tarihinde 200.000 TL anılan davalı lehine ipotek bulunmakta olup, bilirkişi taşınmazın satış tarihindeki değerini 900.000 TL olarak belirlemiştir. Davalı ...
15.08.2012 tarihinde davalı borçlu şirket tarafından yapılan inşaattan 3 adet dairenin alımı konusunda protokol yapıldığını, 13.03.2013 tarihinde dava konusu taşınmaz üzerine ........ lehine ipotek tesis edildiğini, 27.03.2013 tarihinde 300.040,00 USD ödeme yaptığını, 19.08.2015 tarihinde 1 nolu bağımsız bölümün satışının gerçekleştiğini, diğer teslim edilmeyen daireler için 03.03.3016 tarihinde yeniden taahhütname yapıldığını belirterek ödemeye ilişkin dekont sunmuştur.
Bu hali ile ivazlar arasında önemli oransızlık bulunmamaktadır. Davalı ... ile borçlu şirket arasında daire alımı dışında bir başka ticari alışverişin olduğuna ilişkin delil olmadığı gibi üçüncü kişinin yurt dışında yaşayan borçlunun mali durumunu bildiği veya bilmesi gerektiği yönünde davacı alacaklı tarafından somut delil sunulmamıştır.
Bu halde mahkemece, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... ve ...'ne yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'ya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5467, K. 2025/126, 7 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama