KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/5889 E., 2025/9935 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/3191 E., 2022/205 K.
- İlk derece mahkemesi
- Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/936 Esas - 2019/573 Karar
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu bünyesinde bulunan, ... Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nda görev yapan ve 14.01.2014 tarihinden itibaren istifa eden davalı ... hakkında, vergi müfettişi olarak görev yaptığı yıllarda kendisine verilen vergi incelemesiyle ilgili işlerin bazılarını zamanında yapmadığı yönünde inceleme ve soruşturmalar sonucu 115.114,15 TL kamu zararına sebebiyet verdiğini beyanla 115.114,15 TL'nin 31.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; vergi müfettişi olarak vergi denetim kurulunda 10 yıl görev yapmış olan müvekkilinin bahse konu kuruldaki usule göre tarafına tevdi edilen vergi inceleme emirleri uyarınca yapabileceği işleri yaptığını, kalan işleri de istifa ettiği için takdir komisyonuna sevk ederek görevden ayrıldığını beyanla açılan bu davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konuyla ilgili olarak davalının sanık sıfatıyla yargılandığı ceza dosyalarında davalı hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından beraat kararı verildiği ve alınan bilirkişi raporuyla oluşan kamu zararında davalının kusur veya kastının olmadığının düşünüldüğü yönünde görüş belirtildiği, mevcut delillere göre davalıya atfedilecek bir kusurun bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak, başka bir inceleme yapılmaksızın karar verildiğini, davalının kast ve sorumluluğuna ilişkin değerlendirme hakimin taktirinde olan bir husus olmasına rağmen bilirkişi tarafından kast ve sorumluluğa ilişkin değerlendirme yapıldığını ve mahkeme tarafından bu değerlendirmenin dikkate alınmadığını, zararın tutarının yeterli inceleme ile tespit edilmiş olduğunu, bu zararın oluşmasının davalının görevini süresi içinde yerine getirmemesinden, kasıtlı ve kusurlu davranışlarından kaynaklandığını, tüm bu hususlar raporlarla tespit edildiği halde davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kurum zararının kurumda görevli olan ve kusurlu olduğu iddia edilen davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve olay nedeniyle Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/584 Esas ve 2016/474 Karar sayılı dosyasında sanık olan davalının beraatine karar verildiğinin anlaşılmış olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5889, K. 2025/9935, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama