KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/6397 E., 2025/3645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2046 E., 2021/1942 K.
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/310 E., 2021/211 K.
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Davalılar vekilinin vekalet ücreti yönünden yaptığı temyiz başvurusunun İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmadığı, kararın bu yönü ile kesinleştiği anlaşıldığından usulden reddi gerekmiştir. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin ise kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını 21.03.2016 tarihinde davalı ...'na sattığını belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçelerinde, davanın görülebilmesi için gerekli aciz belgesinin sunulmadığını, ödemelerin banka aracılığı ile yapıldığını, taşınmazların müvekkili Necip'in borcunun ödenmesi için satıldığını belirterek, haksız açılan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ivazlar arasında önemli oransızlık ve davalılar arasında tanışıklık olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davalıların menfaatlerinin çatışmasına rağmen aynı avukatla temsil edildiklerini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, davalı ...'nın alım gücünün araştırılmadığını, diğer dosyada Musa'nın akrabası Ayşe'nin de borçludan taşınmaz aldığını, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, dava değerinin 240.417,00 TL olmasına karşın davacının harçtan muaf olması nedeni ile harç yatırmadığını, vekalet ücretinin bu değer üzerinden hesaplanması gerekirken, 150.000,00 TL üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesini istemiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve ivazlar arasında önemli oransızlık olmasına, üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu bildiği veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğunun somut delillerle ispatlanmamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6397, K. 2025/3645, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama