KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/6668 E., 2024/2591 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/219 Değişik İş, 2022/219 Karar
- Hüküm/karar
- Davanın Usulen Reddi / İtirazın Kabulü İle Davanın Kabulü
Karar Metni
984 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.08.2020 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında otobüste yolcu olan müvekkilinin yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 40.000,00 TL ve rapor ücreti olarak 144,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini toplam 278.375,99 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uygun maluliyet raporu ile başvurulmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiğini, kusur raporu alınması ve davacının SGK ödemesi alıp almadığının tespiti gerektiğini, müterafik kusurun araştırılması gerektiğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tarihi ve sunulan maluliyet raporunun tarihi arasında 1 yıllık sürenin geçmemiş olduğu gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
B. İtiraz sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun hükme elverişli olduğunu, üst ekstremiteye ilişkin sorunlarda herhangi bir süre belirtilmediğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu, hesaplama yönünden bilirkişi raporu aldırıldığı, davacının yaralanmasının omuz bölgesinden olduğu gözetildiğinde davalının müterafik kusur itirazının yerinde görülmediği, davalının kazanın iş kazası olduğu ve SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespitine ilişkin itirazının ise, davacı talebinin sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olması nedeni ile yerinde görülmediği gerekçesiyle itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına,
davanın kabulüne, 278.231,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 144,00 TL rapor ücreti toplamı olan 278.375,99 TL'nin 19.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; medikal rapor ile maluliyet raporu arasında açık çelişki olduğunu, başvurunun reddi gerektiğini, aksi halde ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre maluliyet raporu alınması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, kaza tarihinden 3 ay önceki gelirin ve kat sayının esas alınması gerektiğini, davacının vergilendirilmiş gelirinin esas alınmasını,
kazanın trafik iş kazası olması nedeniyle davacıya SGK tarafından maaş bağlanıp bağlanmadığının veya maluliyeti nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, PSD'nin düşülmemesi halinde müvekkili tarafından mükerrer ödeme yapılmış olacağını, rapor ücretinin dolaylı gider olması nedeniyle teminat dışında olduğunu ve asıl alacak kalemine eklenmesinin mümkün olmadığını, davacının emniyet kemeri takmamış olması durumunda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihi ve avans faizini kabul etmediklerini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda, davacının "Arçelik" ünvanlı iş yerinde işçi olarak çalıştığı ve kaza sırasında da işverenin temin ettiği servis aracı ile işe giderken kazanın meydana geldiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davanın konusu, kaza nedeniyle oluşan iş gücü kaybı tazminatıdır.
SGK'dan; dava konusu kazada davacının malul kalması nedeniyle iş kazası yönünden herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması halinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi; tüm belgelerin toplanmasından sonra, toplanan tüm deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde verilen hüküm doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
07.03.2024 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'nın karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
KARŞI OY
Dosya kapsamından, İtiraz Hakem Heyetince rapor ücretinin de tazminat ile birlikte hüküm altına alındığı ve faiz işletildiği anlaşılmaktadır. Rapor ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesi gerekirken tazminat gibi hüküm altına alınmasının doğru olmadığını ve kararın bu yönden de bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının reddi kararına katılmıyoruz.
...
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6668, K. 2024/2591, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama