KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/7581 E., 2024/4935 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/338 E., 2015/299 K.
- Hüküm/karar
- Davanın reddi
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, 09.09.2005 tarihinde sürücü ...'nün sevk ve idaresindeki araçla bisikletle seyreden müvekkilinin oğlu ....'a arkadan çarptığını, bu çarpma sonucunda ölümüne sebep olduğunu, kazaya sebebiyet veren araçtan dolayı davalı .......Sigorta A.Ş.'nin kaza tarihi itibariyle sigortacı sıfatı ile sorumlu olduğunu, müvekkili ... 'ün oğlu ...'nün vefatı ile destekten yoksun kaldığını, anne ...'ün 10.12.1969 doğumlu olup ev hanımı olup dul olduğunu, evlenme şansının da hastalık sebebiyle bulunmadığını, gelir getiren bir işi ve kazancının olmadığı ve halen diğer çocuklarıyla birlikte yaşadığını,
fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren geçerli kişi başına poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, davanın reddinin gerektiğini, ayrıca trafik kazası sonrasında davacı tarafın destekten yoksunluk tazminatı talebi ile şirketlerine başvuruda bulunduğunu, yapılan incelemeler sonucunda 08.05.2009 tarihinde davacıya ödeme yapıldığı ve ibraname alındığını, Yargıtay içtihatları bu tip ibranamelerin iptali için 2 yıl içinde dava açılmasını öngördüğünü, ancak davanın bu yönden de zamanaşımı süresinin dolduğunu, açıkladığı nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tazminat hesap bilirkişi tarafından düzenlenen 05.03.2015 tarihli rapor uyarınca davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme sonucunda davacı annenin karşılanmamış bakiye destekten yoksun kalma zararı bulunmadığından davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu/olacağı yardımın miktarı doğru şekilde belirlenmelidir.
Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda destek, gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken, çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır.
Somut olayda, pay dağılımının Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre yapılmadığı, hatalı ve eksik pay verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce dava konusu kaza nedeniyle davacıya ödeme yapılmıştır.
O hâlde; öncelikle ödeme tarihi itibarıyla yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Bunun için ödeme tarihindeki veriler (ödeme tarihindeki asgari ücret vs.) dikkate alınarak tazminatın belirlenmesi, ödemenin yeterli olup olmadığının araştırılması; ödeme yeterli ise davacının bakiye zararı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi, ödeme yetersiz ise karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince hesap raporunun düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmak suretiyle yukarıdaki pay esasına göre hesaplama yapılmak üzere yeniden rapor alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7581, K. 2024/4935, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama