KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/9111 E., 2025/5657 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/669 E., 2022/826 K.
- İlk derece mahkemesi
- Adana 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/254 E., 2021/23 K.
Karar Metni
674 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 13.08.2016 tarihinde Çamardı Jandarma Komutanlığına yapmış olduğu haksız ihbar neticesinde müvekkilinin evinde arama yapıldığını, iki gün süre ile gözaltında kaldığını ve hakkında yapılan ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiğini; Kuveyt Türk Bankasında şube müdürü olarak çalışmakta iken başlatılan soruşturma neticesinde işten ayrılmak zorunda kaldığını, bu nedenle maddi zarara uğradığını aynı zamanda haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını, şikayet hakkının sınırlarının aşıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iftira atmak amacıyla hareket etmediğini, şikayet hakkının sınırlarının aşılmadığını, maddi ve manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının yasal şikayet hakkını kullandığı, ağır ceza mahkemesi tarafından tüm delillerin toplanarak beraat kararı verildiği, davalının şikayet hakkını kötüye kullandığına dair delil olmadığı, davalının yapmış olduğu ihbarda kamu yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının, davacı hakkındaki şikayetini haklı gösterecek küçük dahi olsa bir emare bulunmadığı, davalının şikayetinin soyut beyanlardan ibaret olduğu, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşıldığı, davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği ancak davacı kendi isteği ile istifa ettiğinden maddi tazminatın koşullarının oluşmadığı, bu talebin reddedilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 13.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline; maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşıldığı yönünde tespit yapılmasına rağmen hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, caydırıcı nitelikte olmadığını, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini, maddi tazminat talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, soruşturma nedeniyle işten ayrılmaya zorlandığını, yeniden iş bulamadığını, maddi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dosya kapsamındaki deliller değerlendirildiğinde davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinde, Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarife'nin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla Tarife'nin üçüncü kısmına göre belirleneceği ancak, hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Şu durumda; maddi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/2. maddesi uyarınca davalı yararına hükmedilebilecek vekalet ücreti, reddedilen maddi tazminat tutarını geçemeyeceğinden, bu miktarı aşacak şekilde davacı aleyhine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9111, K. 2025/5657, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama