KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/9115 E., 2025/5398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1161 E- 2022/941 K
- İlk derece mahkemesi
- Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/65 E- 2021/635 K
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2019/8376 Esas, Adana 4.İcra Müdürlüğünün 2019/6643 Esas, Adana 11.İcra Müdürlüğünün 2019/7788 Esas sayılı dosyaları ile takip yapıldığını, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı Adana ili, Seyhan ilçesi, ... Mahallesi, 1574 ada 3 parsel 1.Kat 7 nolu bağımsız bölümü diğer davalı ...'e, Adana ili, ... ilçesi, ...
Mahallesi, 1574 ada 3 parsel, 2.Kat 11 nolu bağımsız bölümü davalı ...'a, Adana ili, Seyhan ilçesi, ... Mahallesi, 1574 ada 3 parsel, 3.Kat 12 nolu bağımsız bölümü davalı ...'a, Adana ili, Seyhan ilçesi, ... Mahallesi, 1574 ada 3 parsel, 5.Kat 21 nolu bağımsız bölümü davalı ...'e, Adana ili, Seyhan ilçesi, ...
Mahallesi, 1574 ada 3 parsel, 2.Kat 10 nolu bağımsız bölümü davalı ...'a devrettiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptali ile eski malik davalı ... adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ... yönünden davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2021 gün, 2020/65 E- 2021/ 635 K sayılı ilamı ile; alacağın gerçek bir alacak olduğunun davacı tarafından ispat edilememesi gerekçesi ile davanın usulden, davalı ... yönünden ise açılan davanın da feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.04.2022 gün, 2022/1161 E- 2022/941 K sayılı kararı ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... arasındaki alacak borç ilişkisini doğuran iki adet sözleşmenin ibrazına ve açıklamalarına rağmen dava şartı yokluğu ileri sürülerek davanın usulden reddine karar verildiğini, davalı ... ve dava dışı eşi ... tarafından müvekkil ile aralarındaki güven ilişkisinin istismar edilerek karşılığında mesken verileceği taahhüdü ile müvekkilinden para istenildiğini, müvekkilinin ailesinin desteği ile farklı zamanlarda ve farklı meblağlarda icra takiplerine konu edilen tutarlardaki parayı karşılığında mesken iktisap edeceği inancı ile davalı ...'a elden teslim ettiğini,
müvekkili tarafından davalı ...'a verilen paranın elden teslim edilen paranın miktarının sunulan sözleşmelerde açıkça belirtildiğinden paranın teslimi ile ilgili ayrıca bir makbuz düzenleme veya parayı banka yolu ile gönderme gereği duyulmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 2004 sayılı yasanın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının davalı borçlunun yanında çalışan işçisi olduğunun SGK kayıtları ile ispat edilmiş olmasına, davalı borçlunun yanında çalışan işçisinden yüklü miktarda borç almasının hayatın olağan akışına uygun olmamasına, borç ödemesinin de ispat edilememesine göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9115, K. 2025/5398, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama