KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/9246 E., 2025/9116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1661 E., 2022/1289 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/310 - 2020/183
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalının taşınmazında kiracı iken davacının hastalandığı ve işe gidemediği dönemde davalıların işyerine girerek davacının eşyalarını çaldıklarını, davacının adına kayıtlı taşınmazı ihaleye fesat karıştırarak düşük bedelle satılmasına sebep olduklarını, mahkeme kararı ile ihalenin feshine karar verildiğini, davalının haksız ve mesnetsiz olarak icra takibi başlattığını, işyerinde bulunan müşteri senedine el koyduklarını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunmuş, taşınmazın değerinden düşük bedelle satıldığı iddiasını kabul etmemekle birlikte ihalenin feshine karar verildiğinden davacının maddi bir zararının doğmadığını, hukuka aykırı olmayan fiil nedeni ile müvekkilinin manevi tazminattan sorumlu tutulamayacağını beyanla açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile ihalenin feshine karar verildiğinden maddi zararın oluşmadığı gibi; mala zarar verme bina içinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme, bedelsiz senedi kullanma, açığa imzanın kötüye kullanılmasından suç duyurusunda bulunmuşsa da kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiğinden maddi zararın ispatlanamadığı, tazminata konu edilen fiil haksız olsa da kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığından manevi tazminatı da gerektirmeyeceği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde istinaf yoluna başvuran davacının istinaf başvurusunun davacı tarafın dava dilekçesinde tanık deliline dayanmadığı, yemin edecek kimseyi ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıaların yemine konu olamayacağı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; soruşturma dosyasında verilen takipsizlik kararına istinaden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının bildirdiği tanıkların dinlenmediğini, davacının yemin teklifinin usul ve yasaya aykırı olarak üstelik yemin teklifinin reddi yönündeki kararın gerekçesi ilamda belirtilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız icra takibi ve haciz iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9246, K. 2025/9116, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama