KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/9578 E., 2025/8619 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/2621 E., 2022/1115 K.
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; davalı vekilinin duruşma isteminin miktar itibariyle reddine karar verilerek, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka tarafından davacı hakkında ... 2.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını, Salihli 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/303 Esas sayılı dosyası ile davalı banka aleyhine icra dosyasındaki borçlunun davacı olmadığı senette bulunan imzanın davacıya ait olmadığı ve davalı bankaya herhangi bir borcunun olmadığı gerekçesiyle dava açıldığını, açılan davanın kabulüne, ...
2.İcra Müdürlügünün ... sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve icra takibininin iptaline karar verildiği, dosyanın istinaf incelemesinden geçerek 05.12.2017 tarihinde kesinleştiği, davalı bankanın kötü niyetli olduğu takibe konu kambiyo senedinde asıl borçlu ...’in T.C.kimlik numarası olmamasına rağmen davacının T.C.kimlik numarası girilerek icra takibi yapıldığını, icra dosyasında asıl borçlunun ... kefilin ise eşi ... olduğu halde tebligatta ... yazılarak davacının evlilik soyadı olan ... soyadı kullanıldığını, senette yazan adresin farklı olmasına rağmen davacının adresine ödeme emrinin gönderildiğini,
davacının boşandığı hususuna dikkat edilmeyerek evlilik soyadının kullanıldığını, banka vekilinin davacının ev adresine haciz kararı aldırdığını müvekkilinin ögretmen olduğu hususu dikkate alınmayarak ... ilçe Milli Egitim Müdürlüğüne maaş haczi gönderdiğini, çalışmış olduğu okula maaş haczinin gönderilmesi ile müvekkilinin icra takibinden haberdar olduğunu, davacının taşınmazlarına ve posta çeki hesabına haciz konulduğunu, birçok bankadaki hesaplarına da haciz konulduğunu, davalı bankanın icra takibinden feragat etmediğini, davacı hakkında haksız olarak 1,5 yıl icra takibinde bulunulduğunu, davacının e-devlette borçlu sıfatıyla göründüğünü,
icra dosyasında davacının kaydının silinmesine yönelik bir talepte bulunulmadığı için davacının borçlu olarak gözükmeye devam ettiğini, bankanın yetkilileri hakkında sahtecilik, görevi kötüye kullanma, banka sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması suçlaması ile ilgili Manisa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, bankanın kötü niyetli davrandığını, davacının itibarının zedelendiğini, davacının aile hayatının olumsuz etkilediğini, eşinden boşandığını, psikolojik olarak yıprandığını, hakkında yapılan 640.000,00 TL'lik takip nedeniyle manevi bir çöküntü yaşadığını, bu nedenlerle davacının ...
2.İcra Müdürlügünün ... sayılı icra takibinden dolayı uğramış olduğu menfi zararların tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, müvekkilinin yaşamış olduğu psikolojik sorunlar nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın olayın meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, menfi tespit davasında talep edilmeyen kötüniyet tazminatının ayrı bir dava konusu yapılamayacağını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 115.195,20 TL maddi tazminatın icra takip tarihi olan 30.06.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz sebebleri; Davalı vekili temyiz dilekçesinde; süresinde sundukları cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunduklarını, menfi tespit davasında talep edilmeyen kötüniyet tazminatının ayrı bir dava konusu yapılamayacağını, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davacının borçlu olmadığının tespitine yönelik açılan menfi tespit davasında verilen kabul kararının kesinleşme tarihinin üzerinden 2 yıl geçmeden eldeki tazminat davasının açıldığı gözetildiğinde, davanın zamanaşımına uğramadığının anlaşılmasına bu kapsamda davalı vekilinin zamanaşımı definin sonuca etkili olmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9578, K. 2025/8619, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama