Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 40.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket aleyhine bu davadan önce aynı taleplere ilişkin olarak dava açıldığını, açılan o davada taraflar arasında sulh sözleşmesi yapıldığını, aynı taleplere ilişkin olarak açılan bu davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davaya konu aynı taleplere ilişkin olarak bu davadan evvel davalı ... aleyhine dava açıldığı, açılan o davada taraflar arasında sulh sözleşmesi düzenlendiği, eldeki bu davada talepte bulunabilmesi için maluliyet oranında artış meydana geldiğinin ispat edilmesi gerektiği, dava açılırken sulh sözleşmesinden sonra tedavilerin devam ettiğine ve maluliyet artışı bulunduğuna dair somut delil sunulamadığı gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuş, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazlarının reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, itiraz hakem heyeti kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.