KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/10263 E., 2023/12359 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/750 D.İş, 2021/750 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen kabul/İtirazların reddi
Karar Metni
1.936 kelime·10 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat geldiler. Davacı ve davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 21.11.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası(ZMSS) ile sigortalı olan aracın 03.09.2019 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereğince 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 25.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL bakıcı gideri ve 944,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 26.944,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 418.768,75 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından tek taraflı olarak alınan maluliyet raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, ayrıca anılan raporun kaza tarihinde yürürlükte olmayan mevzuata göre düzenlendiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve rapor ücretinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacının avans faizi isteminin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlendiği, bu nedenle konusunda uzman bilirkişiden maluliyet raporu alındığı ve davacının %12 oranında sürekli maluliyeti olduğunun, iyileşme süresinin 9 ay olduğunun ve 2 ay bakıcıya ihtiyacı olduğunun tespit edildiği, bu raporun hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle hükme esas alındığı,
davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, 5.116,80 TL bakıcı gideri, 22.707,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 217.409,22 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 944,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 246.178,67 TL tazminatın 29.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
1. Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet oranının kabulünün mümkün olmadığını, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 19.10.2020 tarihli rapor ile hükme esas alınan maluliyet raporu arasında çelişki olduğunu, hükme esas alınan hesap raporunun hatalı olduğunu, hükmedilen tazminata avans faizi uygulanması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) sorumlu olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre bakıcı gideri hesaplanmasının mümkün olmadığını, davacı lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin itirazları yönünden davacı vekili tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlendiği, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetince konusunda uzman bilirkişiden rapor alındığı ve davacının %12 oranında sürekli maluliyeti olduğunun, iyileşme süresinin 9 ay olduğunun ve 2 ay bakıcıya ihtiyacı olduğunun tespit edildiği, 19.10.2020 tarihli maluliyet raporunun davacı tarafından dosyaya sunulmadığı, bu nedenle hükme esas alınan maluliyet oranında isabetsizlik olmadığı,
hesap raporunda Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde hesaplandığı, sigortalı aracın hususi kullanımda olması nedeniyle yasal faize hükmedilmesinin yerinde olduğu, davalı vekilinin itirazları yönünden davacının zararının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde progresif rant yöntemi esas alınarak belirlenmesinde isabetsizlik olmadığı, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olduğu, davacı yararına tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçeleriyle itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, sigortalı aracın hususi kullanımda olması nedeniyle yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik olmamasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmamasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmasına, bakıcı gideri hesaplamasında hata bulunmaması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; a. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 02.08.2019 tarihinde meydana gelmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından başvuru sırasında sunulan ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.12.2020 tarihli maluliyet raporunda davacının %32,2 oranında sürekli iş göremez olduğunun tespit edildiği, ancak bu raporun olay tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlenmiş olması nedeniyle hükme esas alınmasının mümkün olmadığı,
bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli tıp uzmanı bilirkişiden güncel yönetmeliğe göre davacının sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi için bilirkişi raporu alındığı ve 13.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının %12 oranında sürekli iş göremez olduğunun belirlendiği, hakem heyetlerince de bu raporun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır.
Ancak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 19.10.2020 tarihli maluliyet raporunda ise yine Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %23 olduğu tespit edilmiştir.
Bu hali ile hakem heyetlerince hükme esas alınan 13.04.2021 tarihli bilirkişi raporu ile Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 19.10.2020 tarihli rapor çelişkili olup İtiraz Hakem Heyetince bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm tesis edilmiştir.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının yaralanmasının niteliğine göre konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden Hakem Heyetlerince hükme esas alınan 13.04.2021 tarihli bilirkişi raporu ile Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 19.10.2020 tarihli rapor arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde, olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri gözetilmek suretiyle ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli maluliyet raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
b. Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının belirlenmesi yönünde alınan bilirkişi raporunda, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre davacının rapor tarihindeki yaşı dikkate alınarak bakiye ömrünün 50 yıl olduğu kabul edilmiş ve buna göre hesaplama yapılmıştır. Ancak davacının kaza tarihindeki yaşı esas alınarak bakiye ömrünün belirlenmesi gerekirken hesaplama tarihindeki yaşı esas alınarak hesaplama yapılması hatalıdır.
Ayrıca çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilikte geçen pasif dönem olarak ayrılması, genel kabule göre aktif dönemin 60 yaşında sona ereceğinin kabulünün gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır.
Dosya kapsamından davacının 27.03.1992 doğumlu olup aktif çalışma döneminin sonunun ise 27.03.2052 yılı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının aktif çalışma döneminin sonu 01.01.2052 olarak kabul edilmiş olması nedeniyle davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının eksik hesaplandığı belirlenmiştir.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre davacının kaza tarihindeki yaşı üzerinden belirlenen bakiye yaşam süresinin esas alınması ve davacının aktif dönem sonunun 27.03.2052 tarihi olarak kabul edilerek aktif dönem zararının belirlenmesi yönünde daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Kararın açıklanan nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir.
Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2/a ve b) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10263, K. 2023/12359, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama