KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/10374 E., 2024/1525 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2012/68 E., 2022/213 K.
- Davalılar
- 1- ...
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
2- ... vekili Avukat ... DAHİLİ DAVALILAR : 1- ... 2- ... Mobilya Tekstil Ağaç Ürünleri Ltd. Şti.
DAVA TARİHİ : 28.04.2009
HÜKÜM/KARAR : Red
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını borçlunun, dava konusu taşınmazını kız kardeşinin kocası olan davalı ...'a sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız açıldığını belirterek reddini savunmuştur.
2. Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.02.2009 tarihli ve 2009/257 Esas, 2009/607 Karar sayılı kararı ile; tasarrufun geriye doğru 2 yıllık sürede yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07.03.2011 tarihli ve 2010/6769 Esas, 2011/1997 Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda dava dilekçesinin konu bölümünde İİK’nın 278, 279 ve 280 inci maddeye dayanıldığı yazılmış olmakla birlikte sadece bir madde yazılmış olsa dahi yukarıdaki açıklamalar ışığında araştırmanın tüm iptal nedenleri yönünden yapılması gerekir. Hal böyle olunca toplanan delillerden davalılar arasındaki yakınlık ve 3. kişinin bu yakınlıktan dolayı borçlunun alacaklıdan mal kaçırma ya da alacaklıyı zarar kastını bildiği veya bilebilecek durumda olduğu anlaşıldığına göre davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tasarrufun iptali davasında, kesinleşmiş alacağın varlığının dava şartı olduğu, icra takibinin varlığının kararın kesinleşmesine kadar devam etmesi gerektiği, somut olayda davalı borçlu tarafından açılan menfi tespit davasının sonucunda icra takibine konu bonoların 138.500 TL'si yönünden takip borçlusu olan dosya davalısı ...'un borçlu olmadığının kesinleşmiş mahkeme kararıyla tespit edildiği, 257.633,48 TL'lik takibin 119.133,48 TL üzerinden devam ettiği, devam eden icra takibi yönünden zamanaşımı sebebi ile icranın geri bırakılmasına karar verildiği,
alacaklı olan davacının icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra zamanaşımının gerçekleşmediğinin ispatı için 7 gün içinde genel mahkemelerde dava açmadığı, bu haliyle icra takibinin zamanaşımına uğradığı hususunun kesin hüküm teşkil ettiği, tasarrufun iptali davasına konu olan icra dosyasının 14.06.2022 tarihinde zamanaşımı nedeniyle kapatılmasına karar verildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tasarrufun iptali davasının var olması, zamanaşımını kestiğini belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davacının borçlu hakkında var olan bir takibinin kalmadığı gibi açılmış bir alacak davasının da olmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10374, K. 2024/1525, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama