KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/1075 E., 2025/5144 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/693 E., 2022/2838 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/96 Esas 2018/260 Karar
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın İstanbul 3. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi hakimi, diğer müvekkilinin ise MESAM'da danışman hukukçu ve avukat olarak görev yaptığını.
İstanbul 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından 20.01.2014 tarihinde MESAM'ın taraf olduğu 2014/1 Esas sayılı dosyada verilen ihtiyati tedbir kararı ile müvekkillerinin ilgisi olmamasına rağmen davalı tarafından 03.02.2014 tarihinde Twitter'dan müvekkillerinin kişilik haklarına saldırı teşkil edecek şekilde paylaşımlar yapıldığını, müvekkilleri aleyhine haksız isnatta bulunulduğunu, müvekkili ...'ın hakim olarak tarafsızlığı konusunda şüphe oluşturulduğunu, müvekkillerinin mesleki saygınlıklarına zarar verildiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek yapılan paylaşımların hukuka aykırı olduğunun tespiti,
müvekkili ... yönünden 75.000,00 TL, müvekkili ... yönünden 25.000,00 TL olmak üzere 100.000,00 TL manevi tazminatın 03.02.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile kararın yayınlanması talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar ile müvekkili arasında bir tanışıklık, husumet bulunmadığını; MESAM Genel Kurul kararının iptalinin oluşturduğu kaygı ile müvekkili tarafından paylaşım yapıldığını ancak daha sonra sildiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından yapılan paylaşımlarda davacıların isim ve meslek bilgilerine yer verildiği; paylaşımlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde, ihtiyati tedbir kararı veren hakim davacı ... olmamasına rağmen tarafsızlığına gölge düşürecek şekilde söz ve ifadeler kullanıldığı, aynı şekilde diğer davacı avukat hakkında da annesinin mesleğinden istifade ettiği yönünde haksız değerlendirmeler yapıldığı, davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için 5.000,00 TL manevi tazminatın 03.02.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından davacılar hakkında sarf edilen söz ve ifadelerin düşünceyi açıklama ve eleştiri hakkının sınırlarını aştığı, küçük düşürücü nitelikte olduğu, davacılar hakkında doğrudan somut olgu isnadında bulunulduğu, davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmesinin ve hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; yapılan paylaşımlarla müvekkillerinin mesleki saygınlıklarının zarar gördüğünü, ihtiyati tedbir kararını veren hakim müvekkili ... olmamasına rağmen yapılan paylaşımla müvekkilinin tarafsızlığına gölge düşürüldüğünü, aynı şekilde bu dosyanın duruşmalarında diğer müvekkilinin vekil olarak yer almadığını, haksız isnatlar karşılığında hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, manevi tazminat miktarı yönünden kararın bozulması gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ceza mahkemesi kararının hukuk hakimi açısından bağlayıcı olduğunu, müvekkili hakkında hakaret suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, iftira suçundan da verilen beraat kararının kesinleştiğini; paylaşımların görünür gerçeğe uygun olduğunu, MESAM Genel Kurul kararının iptalinin oluşturduğu kaygı ile müvekkili tarafından paylaşım yapıldığını ancak daha sonra silindiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kamu görevi yürüten davacıların diğer kişilere göre eleştiriye daha fazla katlanmaları gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; 03.02.2014 tarihinde davalı tarafından https://twitter.com/imparatoribo hesabından yapılan paylaşımlar nedeniyle davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile hukuka aykırılığın tespiti, manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu paylaşımların davacıların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin; olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1075, K. 2025/5144, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama