KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/114 E., 2023/11651 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1762 E., 2022/143 K.
- Hüküm/karar
- Ret / İstinaf Talebinin Kabulü / Davanın Feragat Nedeni ile Reddi
Karar Metni
1.136 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.29.2020 tarihinde yaya olan davacıya, davalıya sigortalı araç sürücüsünün çarpması neticesinde 4 ayak parmağının kırıldığını, davalı sürücünün olay yerini terk ettiğini, kaza nedeni ile müvekkilinin işine gidemediğini, maddi zarara uğradığını, üniversite öğrencisi olduğunu, tedavi giderlerinin kendisinin karşılamak zorunda kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini (davalı ... şirketinin maddi tazminatın poliçe limitiyle sorumlu olması kaydıyla) talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; kusurla ilgili tespit olmadığını, müvekkilinin olay yerini yapılan tehditler nedeni ile terk ettiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinden SGK'nın sorumlu olduğunu, davacının gelirini ispatlaması gerektiğini, manevi tazminat talebinin sebepsiz zenginleşmeye neden olmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; gerekli belgeler ile başvuru yapılmadığını, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile; davacının kazadan yaklaşık 9 ay sonra 10.06.2021 tarihinde davalı sürücü ile ceza soruşturması esnasında uzlaştığı, bu tarihte davacının maluliyetini bildiği, uzlaştırma tutanağında maddi ve manevi haklarından vazgeçerek uzlaşmayı kabul ettiği, uzlaştırma tutanağında tazminata ilişkin hakların saklı tutulmadığı, özgür iradesi ile uzlaşmanın sonuçlarını bilerek imzalaması nedeni bu tutanağın davalı ... şirketini de borçtan kurtardığı, gerekçesi ile davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekesinde; davacıya uzlaştırmanın mahiyeti ve sonuçları hususunda aydınlatıcı bilgi verilmediğini, raporda tarih yazılmadığını, 4.derece kemik kırığı başta olmak üzere oldukça yüksek maluliyeti bulunan davacının zararının "6 bin TL" ile karşılanamayacağının izahtan vareste olduğunu, uzlaştırma belgesinin geçerlilik şartlarını taşımadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber bahsi geçen uzlaştırmanın geçerli bir uzlaştırma olduğu kabul edilse dahi aşırı yararlanma hükümlerinin uygulanması gerektiğini, uzlaşma sigorta şirketinin durumunu ağırlaştırmıyorsa geçerliliği olamayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile meydana gelen taksirle yaralama eylemi nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/191935 soruşturma numaralı dosyasında müşteki ...’ın uzlaşmak istediği, uzlaşma için maddi, manevi zararların telafisi bakımından 6.000,00 TL talep ettiğini bildirdiği, bunun üzerine uzlaştırmacının şüpheli ...’a ulaşarak kendisini bilgilendirdiği ve uzlaşma teklifi için davet ettiği, tarafların bir araya getirildiği,
müştekinin, şüphelinin kendisine 6.000,00 TL'yi elden ödediğini, parasını aldığını, şüphelinin ise müştekiye elden 6.000,00 TL ödediğini beyan ettiği, tarafların istenilen edimin yerine getirilmesi konusunda mutabık kaldıkları, bu şekilde 10.06.2021 tarihinde uzlaşmanın, yasal koşullara uygun şekilde istenilen edimin yerine getirilmesi ile sağlandığının anlaşıldığı,
davacı ve sigortalı araç sürücüsü arasında, davanın açılmasından sonra gerçekleşen uzlaşma ile davacının bakiye zararları yönünden tüm sorumlular hakkındaki davadan feragat etmiş sayılacağını, ZMSS şirketi araç işleteninin 3. kişilere olan hukuki sorumluluğunu sigortalısının kusuru ve azami poliçe limitine kadar üstlenmesi nedeniyle sürücü ile yapılan uzlaşmanın davalı ... şirketine de sirayet edeceği, mahkemece açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş olmasının isabetli olmadığı,
davadan sonra gerçekleşen uzlaşma neticesi gerçekleşen durum hakkın özünden feragat olmayıp davacı alacağına yargılama sırasında kavuştuğundan, feragat nedeniyle reddedilen kısım yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın CMK'nın 253/19 uncu maddesi uyarınca feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile kararın bozulmasının talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve diğer davalının sürücüsü olduğu aracın, davacı yayaya 26.09.2020 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrası.
3. Değerlendirme
Davacı vekili, yaya olan müvekkilinin 26.09.2020 tarihinde davalıya sigortalı araç sürücünün çarpması neticesinde malul kaldığını beyanla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi, davacının ceza soruşturması sırasında maddi ve manevi haklarından vazgeçerek uzlaşmayı kabul ettiğini, bu tutanağın davalı ... şirketini de borçtan kurtardığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermiş, davacının kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, uzlaşma ile kazanın tarafları arasındaki ilam mahiyetinde belge sayılan uzlaştırma raporu ile açılmış olan davadan feragat etmiş sayılacağından, davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile ret kararı verildiğinden bahisle,
İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi 19 uncu fıkrasına göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır şeklindeki yasal düzenleme ışığında uzlaşma raporunun düzenlenmesi halinde davacının tazminat davası açma hakkı bulunmadığı, uzlaşma raporu ilam mahiyetinde olacağından uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı kabul edilmekteydi.
Ancak; Anayasa Mahkemesi 26.07.2023 tarihinde 2023/43 Esas, 2023/141 sayılı ve Resmi Gazete'nin 18.10.2023 günlü sayısında yayımlanan kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilen 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi iptal kararları derdest davalarda derhal uygulanacağından, söz konusu uzlaştırma tutanağının Anayasa Mahkemesi iptal kararı da dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/114, K. 2023/11651, 1 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama