KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/11412 E., 2025/9527 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/471 E., 2023/2595 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/557 Esas 2021/578 Karar
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... geldi, davalı adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 17.06.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Televizyon Kanalı'nın yayın sahibi olduğunu, ... Genel Başkanının başdanışmanı olan davalı tarafından Twitter'dan 21.01.2020 tarihinde @... kullanıcı adıyla yapılan paylaşımda sarf edilen söz ve ifadelerle müvekkili tüzel kişiliğin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, müvekkilinin gerçeği yansıtmayan haber yapmakla itham edildiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın 21.01.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili, hukuka aykırılığın tespiti ile kararın yayınlanması talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan paylaşımda ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, davacı tarafından yayınlanan habere ilişkin olarak yorumunu paylaştığı; taşlama ve hiciv niteliğinde de olsa yapılan bu yorumun ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, yapılan paylaşımın herhangi bir kişi tarafından da yapılabilecek bir yorumdan ibaret olduğu, paylaşımların niteliğine göre taraflar arasında kurulması gereken dengede davalının ifade özgürlüğünün tercih edilmesi gerektiği, üstelik ulusal düzeyde habercilik faaliyeti yürüten davacının bu tür yorumlara herhangi bir kişiden daha fazla katlanma yükümlülüğünün bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu paylaşımda kullanılan ifadelerin eleştiri niteliğinde olup hakaret niteliği taşımadığı, ifade özgürlüğü kapsamında olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından yapılan paylaşım ile müvekkilinin gerçek dışı yayınlarla vatandaşın kandırıldığı yönünde izlenim yaratılmaya çalışıldığını, kamuoyunu müvekkilinin kötülenmesinin amaçlandığını, paylaşımın bir dayanağının olmadığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, müvekkilinin itibarının zedelendiğini, kişilik haklarının zarar gördüğünü, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı tarafından Twitter'dan 21.01.2020 tarihinde @... kullanıcı adıyla yapılan paylaşımda sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, hukuka aykırılığın tespiti ile kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından Twitter üzerinden yapılan paylaşımda sarf edilen söz ve ifadeler kişisel değer yargısı niteliğinde olup, eleştiri sınırlarının aşılmadığının.
Anayasa Mahkemesinin pek çok kararında da benimsendiği gibi, demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan ve toplumun ilerlemesi, bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade özgürlüğü, sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil, aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerli olup, yine pek çok kararında ifade özgürlüğünün bir dereceye kadar abartıya hatta kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiğini kabul ettiğinin, demokratik toplum tarafından meşru sayılabilecek nitelikte,
ifade özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11412, K. 2025/9527, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama