İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/11502 K.2023/13341

... adına velayeten) vekili Avukat ...

Esas2023/11502Karar2023/13341Tarih11 Aralık 2023Okuma12 dk · 2.441 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2023/11502 E., 2023/13341 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2023
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/2303 E., 2022/844 K.
Davacılar
... (Kendi adına asaleten ve
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.441 kelime·12 dk okuma·16 bölüm

... adına velayeten) vekili Avukat ...

DAVALILAR

1. ... vekili Avukat ... 2. ... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ : 05.12.2014

HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü / Başvurunun Esastan Reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ

Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI

2014/1314 E., 2019/225 K.

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı ...'e yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde.

23.02.2014 tarihinde davacıların desteği ...’ün davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunan aracı ile seyir halinde iken, davalı ...'a ait Bilgin İnşaat önünde kaldırımdan taşarak yol üstünde bulunan tuğlalara, inşaat demiri ve yük asansörüne çarpması sonrası savrulduğunu, meydana gelen trafik kazasında desteğin vefat ettiğini, bu kazanın meydana gelmesinde davalı ...'a ait inşaatta bulunan tuğlaların, tuğlaların ön kısmındaki inşaat demirlerinin ve yük asansörünün yol üzerinde bulunmasının en önemli etken olduğunu,

davalı ...'ın yola kaldırımdan taşacak şekilde inşaat malzemesinin istiflenmesine müsade ettiğini, herhangi bir trafik güvenlik işaret ve levhası koymadığını, bu nedenle anılan davalının kusurlu olduğunu, davalı ... şirketinin kazaya karışan desteğin idaresindeki aracı 31.08.2013-31.08.2014 tarihleri arasında ZMSS poliçesi ile sigorta ettiğini, davalı ... şirketinin de ZMMS poliçesi kapsamında meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik davacılardan eş ... için 5.000,00 TL,

çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 2.500,00’er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacılardan eş ... için 100.000,00 TL, çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00’er TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 23.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... şirketinin poliçe teminatı ile sınırlı olmak üzere limitleri dahilinde sorumlu tutulması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş;

talep artırım dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin taleplerini davacılardan ... için 275.182,61 TL’ye, ... için 5.732,50 TL’ye, Utku Göngör için 67.657,45 TL’ye yükselttiklerini belirterek hükmedilecek tazminatın davalı ... yönünden kusur oranı nazara alınarak bu oran dahilinde kazanın meydana geldiği 23.02.2014 tarihinden, davalı ... yönünden ise dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı ... şirketinin poliçe limitleri dahilinde sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; işletenin uğrayacağı bedensel ve maddi zararların ZMSS teminatı kapsamında olmadığını, desteğin kusurunun zarar görenlere yansıtılması gerektiğini, müteveffanın 195 mg/dl promil alkollü olduğunu, murisin kazaya asli kusuruyla sebebiyet vermesi nedeniyle davacıların ölüm teminatından yararlanamayacağını, davacıların üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın müteveffanın kusuruyla gerçekleştiğini, fahiş manevi tazminat talep edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ceza davasında hükme esas alınan Adli Tıp Kurumunun 10.07.2015 tarihli raporu uyarınca, sürücü 'ün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu, davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu, eldeki davada Adli Tıp Kurumunun 27.09.2018 tarihli Adli Tıp raporu kapsamında, müteveffa ün %70, davalı ...'ın ise %30 oranında kusurlu olduğu, alınan raporun ceza mahkemesince alınan raporlarla uyumlu olduğu, davacı anne ve çocukların, davalı ... karşısında 3. kişi konumunda olduğu,

kazanın meydana gelmesinde müteveffanın alkollü olmasının da kazaya sebebiyet verdiği iddia edilmişse de, müteveffanın kusurundan kaynaklanan sebeplerin sigorta şirketi karşısında 3.kişi durumunda bulunan davacılara karşı ileri sürülemeyeceği, dolayısıyla davacıların tazminat talebinde bulunabileceği, her ne kadar diğer davalı ... vekili tarafından, müvekkilinin kusurunun bulunmadığı ileri sürülmüşse de, hükme esas alınan Adli Tıp raporu uyarınca davalının meydana gelen kazanın oluşumunda kusurlu olduğu, yine aynı şekilde, davalının %30 kusurlu olduğu,

bu itibarla kusur sorumluluğu kapsamında kusuru nispetince verilen zarardan sorumlu olduğu düşünülse de bu durumun davalılar arasındaki iç ilişki kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin kabulü ile davalıların meydana gelen kaza sonucu meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davalılar ... ile ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kabulü ile davacılardan ... için 275.182,61 TL, ... için, 5.732,50 TL, ... için 67.657,45 TL, destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,

işbu alacağın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 23.02.2014 tarihinden itibaren, davalı ... açısından dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, Borçlar Kanununun 76 maddesi gereğince 21.06.2017 tarihli ara karar ile hükmolunan 50.000,00 TL tazminatın ön ödemenin yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte belirlenen tazminattan mahsubuna, davalı ... yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacılardan ... için 20.000,00 TL, ... için, 15.000,00 TL ve ... için,

15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... yönünden talep edilen manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; desteğin gelirinin kaza tarihi itibariyle takriben asgari ücretin % 50 fazlasıyla 1.300,00 TL olarak belirlenmesine rağmen bilirkişi raporunda hesaplamaların asgari ücret üzerinden yapıldığını, takdir edilen manevi tazminatın az olduğunu belirtmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin ara kararıyla davacılara 50.000,00 TL ön ödeme yapılmasına karar verildiğini, icra takibine konu edilmesi nedeniyle 12.07.2017 tarihinde ferileriyle birlikte 56.952,44 TL ödendiğini, karara esas bilirkişi raporunda ödemenin dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda kusur oranına göre hesaplama yapılmışken, gerekçeli kararda tüm tazminat tutarından her iki davalının müteselsilen sorumlu tutulduğunu, sigortalı araç sürücüsü olan davacıların desteğinin alkollü olarak araç kullanması nedeniyle kendi kusuruyla vefat ettiğini,

müteveffanın asli kusurlu olması nedeniyle davacıların tazminat hakkı bulunmadığını, 01.06.2015 tarihli yeni genel şartlar ile hatalı uygulamaların önüne geçilerek sürücü asli kusurlu ise destek tazminatı isteyemeyeceğinin hüküm altına alındığını, davacıların sigortalı araç sürücüsünün mirasçıları olup üçüncü kişi sayılamayacağını belirtmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; ceza dosyasının sonucunun beklenmediğini, müvekkilinin sorumluluğunun kusur sorumluluğuna dayandığını, müvekilinin meydana gelen kazada kusurunun olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, kusura ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, kusur durumu netleştirilmeden müvekkilinin müştereken ve müteselsilen tazminattan sorumlu olduğuna ilişkin verilen kararın doğru olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun dayanağının sigorta poliçesi olmayıp haksız fiil olduğunu, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 27.09.2018 tarihli kusur raporunun hatalı olduğunu,

müvekkiline izafe edilen % 30 oranındaki kusurun doğru olmadığını, kazanın meydana gelmesinde davacıların desteğinin tam kusurlu olduğunu, desteğin alkollü olduğunu, kazanın meydana gelme sebebinin müvekkiline ait inşaat önündeki tuğlalar ve yük asansörünün olmadığını, kusura ilişkin itirazlarının değerlendirilmesi için İTÜ Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğünden kusur raporu alınması gerektiğini, davacı tarafça dosyaya sunulan 29.03.2019 tarihli ıslah dilekçesinde davacı tarafın da kusur durumları dikkate alınarak hüküm tesis edilmesini talep ettiğini,

mahkeme taleple bağlı bulunduğundan kusur oranına göre hüküm tesis etmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, ıslahla artırılan kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığından, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı ..., işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına almakta olup olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsa bile,

destekten yoksun kalan davacılar, zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı ... şirketinin sorumlu tutulması gerektiği, (HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar sayılı ilamları).

Somut olayda davacıların zarar gören üçüncü kişi konumunda olmaları nedeniyle davalı sigortanın destek tazminatından sorumlu tutulmasının doğru bulunduğu, poliçe tarihi itibariyle 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının uygulanmasının mümkün olmadığı, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda müteveffa sürücünün % 70, yolda inşaat malzemeleri bulunan davalı ... 'ın % 30 oranında kusurlu olduğu, mahkemece davalıların kusur oranlarına bakılmaksızın tüm zarardan müteselsilen sorumlu tutulduğu,

ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda müteveffa sürücünün asli, davalı ... 'ın tali kusurlu olduğu, bu rapora göre verilen mahkumiyet kararının Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2019/12180E, 2021/6881K sayılı kararıyla düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleştiği, kusur raporları birbiriyle çelişmeyip dosya kapsamına uygun olduğu, davalıların zarar gören üçüncü kişiler karşısında müteselsil sorumlu olmaları nedeniyle hiç kusurlu olmamaları hali dışında az da olsa kusurlu olmalarının müteselsil sorumlu tutulmaları için yeterli olup müteselsil sorumlu davalıların iç ilişkisinde kusur oranı davacılar yönünden sonuca etkili olmadığı,

davacılar vekili dava dilekçesinde davalıların müteselsilen sorumlu tutulmasını talep ettiği için davalıların müteselsilen sorumlu tutulmalarının doğru bulunduğu, hükme esas alınan kusur raporunun üst kısmında kaza tespit tutanağı bulunmadığı belirtilmiş iken raporun devamında kaza tespit tutanağına göre raporun hazırlandığının yazılmasının maddi hata kapsamında görüldüğü, bu sebeplerle davalılar vekillerinin kusura ilişkin istinaf itirazlarının reddedildiği,

davacılar vekilinin 29.03.2019 tarihli ıslah dilekçesinde davalı ... 'ın kusur oranı nazara alınması gerektiği belirtilmiş ise de aynı dilekçede bir yandan da davalıların müteselsilen sorumlu tutulması istendiği için dava dilekçesinde olduğu gibi zarar gören üçüncü kişi konumundaki davacıların dava dilekçesindeki müteselsil sorumluluk ilkesine göre tazminat talepleri dikkate alınarak hüküm kurulmasının yerinde olduğu,

dava tarihinden sonra mahkemenin 50.000,00 TL ön ödemeye ilişkin ara kararı üzerine davalı ... tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup mahkemece hükmün infazında sonuç doğuracak şekilde bu miktarın işlemiş faiziyle toplam alacaktan mahsup edilmesine dair hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Manisa Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasına yazılan yazıya şoförlerin ücretlerinin tespit edilmesinin mümkün olmadığı yönünde cevap verilmiş olması üzerine müteveffanın gelirinin net asgari ücrete göre belirlendiği,

davacı tarafca müteveffanın asgari ücretin üzerinde gelir kazandığını başkaca resmi belgelerle kanıtlamadığı gibi net asgari ücrete göre hazırlanan bilirkişi raporuna itirazlarında da açıkça gelir durumuna itiraz etmeyip asgari ücrete göre yapılan hesaplama uyarınca ıslah dilekçesi verildiğinden davacılar vekilinin desteğin gelirine ilişkin istinaf itirazının haklı olmadığı, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmış olup ıslah edilen kısım yönünden de dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,

hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı dikkate alındığında makul bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesine konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıların desteğinin davalı ... nezdinde ZMSS poliçesi bulunan aracı ile seyir halinde iken, diğer davalının işyeri önünde bulunan inşaat malzemesine çarpması sonrası meydana gelen trafik kazasında vefat etmesi sebebiyle davacıların destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 85, 89, 90, 91 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49, 53 ve 56 ıncı maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir.

Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam maddi ve manevi tazminat miktarları davacılardan ... için 20.732,50 TL ve için 82.657,45 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin anılan davacılara yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 27.09.2018 tarihli raporda davacıların desteği 'ün kazanın meydana gelmesinde %70 oranında, davalı ...'ın ise %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kusur dağılımının isabetli olduğu,

olayın oluş şekli, tarihi, davalı ...'ın olayın meydana gelmesindeki kusur durumu, davacıların ölene yakınlıkları göz önüne alındığında davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin davacılardan ... yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Dosya kapsamından; davacıların desteğinin davalı ... nezdinde ZMSS poliçesi bulunan aracı ile seyir halinde iken, diğer davalı ...’ın işyeri önünde bulunan inşaat malzemesine çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği, kazada desteğin vefat etmesi sebebiyle davacıların destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebinde bulundukları, dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 27.09.2018 tarihli raporda davacıların desteği 'ün kazanın meydana gelmesinde %70 oranında, davalı ...'ın ise %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği,

bununla birlikte ilk derece mahkemesince davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılarak hüküm kurulduğu, davalı ...’ın zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmadığı, kusuru oranında sorumlu tutulması gerektiği yönündeki istinaf itirazının bölge adliye mahkemesince reddedildiği anlaşılmıştır.

2918 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinde “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar”, aynı Kanunun 91 inci maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır.

Somut uyuşmazlık bakımından davalı ...’ın, dava konusu olayda 2918 sayılı Kanun kapsamında araç işletilmesinden kaynaklı bir sorumluluğu bulunmamakta olup, anılan davalının sorumluluğu 6098 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesi ve devamındaki maddeler kapsamındaki haksız fiillerden doğan borç ilişkilerine dayanmaktadır.

Bu nedenle davalı ..., davalı ... ile birlikte meydana gelen zarardan 2918 sayılı Kanun'un 85 ve 91 inci maddeleri kapsamında müteselsilen sorumlu olmayıp yalnızca kusuru oranında sorumlu olacaktır.

Şu durumda, dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 27.09.2018 tarihli raporda davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğinin anlaşılmasına göre, mahkemece hükmedilecek destekten yoksun kalma tazminatının takdirinde davalı ... yönünden anılan davalının kusuru oranında tazminata hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin davacılardan ... ve yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin davacılardan ... yönünden diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin davacılardan ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

4. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11502, K. 2023/13341, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalılar
  4. Dava Tarihi : 05.12.2014
  5. İlk Derece Mahkemesi
  6. Sayısı
  7. I. Dava
  8. II. Cevap
  9. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  10. IV. İstinaf
  11. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  12. B. İstinaf Sebepleri
  13. C. Gerekçe ve Sonuç
  14. V. Temyiz
  15. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  16. B. Temyiz Sebepleri
  17. C. Gerekçe
  18. VI. Karar
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11502
Karar No
2023/13341
Tarih
11 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/11502 K.2023/12824
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11503 K.2023/12420
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/11503 K.2023/13680
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/11504 K.2023/14213
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/11505 K.2023/12708
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11505 K.2023/12661

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.