İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/11990 K.2024/1748

3. ... 4. ... 5. ... vekili Avukat ... ... vekili Avukat ...

Esas2023/11990Karar2024/1748Tarih19 Şubat 2024Okuma13 dk · 2.549 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2023/11990 E., 2024/1748 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Şubat 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/267 Esas - 2022/819 Karar
Davacılar
1. Kendi adına asalaten ... ve...ya velayeten ... 2. ...
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.549 kelime·13 dk okuma·14 bölüm

3. ... 4. ... 5. ... vekili Avukat ... ... vekili Avukat ...

İHBAR OLUNAN

Tasfiye Halinde ...Özel Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. Tasfiye Memuru ...

DAVA TARİHİ : 02.03.2011

HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...'nın eşi, ... ve ...'nın babaları,... ve ...'nın çocuğu, ... ve ...'nın ise kardeşi olan müteveffa ...'nın dava dışı bir şirkette tıbbi mümessili olarak çalıştığını, 16.02.2010 tarihinde müteveffanın, davalıya bağlı hastanede çalışmakta iken dava dışı 3. şahısların hastanenin içinde silahlı çatışması sonucunda kendisine isabet eden kurşunlar nedeniyle hayatını kaybettiğini,

davalıya ait hastanede hiçbir güvenlik önlemi alınmadığından hastaneye giren silahlı kimselerin hem birbirlerini hem de olayla hiç ilgisi olmayan ve olay yerinde işini yapmak için bulunan davacıların murisi ...ı öldürdüklerini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere davacı ... için 10.000 TL, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 5.000'er TL maddi tazminat ile davacı ... için 50.000 TL, davacı ... ve ... için ayrı ayrı 40.000'ar TL, davacılar Hayriye ve ... için ayrı ayrı 30.000'ar TL,

davacılar ... ve ... için 15.000'er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 20.000 TL maddi ve 220.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş. 09.06.2022 tarihli dilekçesiyle davacılar Melek, ... ve... için maddi tazminat talibini toplam 174.092,98 TL'ye ıslah etmiştir

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemelerin Van Asliye Hukuk Mahkemeleri olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkili hastanenin A sınıf hastane statüsünde olduğunu, ...Özel Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri AŞ'den güvenlik hizmeti temin edildiğini, müvekkili hastanenin güvenlik kamerası ile takip edildiğini, hastanede yedi gün yirmi dört saat güvenlik görevlisi bulunduğunu, dolayısıyla hiçbir güvenlik önlemi alınmadığına ilişkin iddianın geçersiz olduğunu,

olayın gerçekleşme göre silahlı çatışmanın hastanenin lobisinde bir anda ve o an için hasım tarafların birbirini görmesi ile vuku bulduğu, olayın oluş şekline göre müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, güvenlik kameraları incelendiğinde müteveffanın hastaneye giriş yaptığı esnada olayın başlamış olduğu ve bir kişinin yaralanıp yerde yatmakta olduğu,

müteveffanın yerde yatan yaralıyı kurtarmak için çatışma alanına girdiği sırada kendisine isabet eden kurşunlar nedeniyle vefat ettiği, hastanenin verdiği kamu hizmeti nedeniyle binaya gelenlerin tamamının hasta ve hasta yakınlarından oluştuğu gözetildiğinde herkesin üzerinde arama yapılmasının mümkün olmadığını, güvenlik hizmeti almak suretiyle müvekkilinin bir hastanede verilmesi gereken güvenlik önlemlerinin tamamını hizmet alanlara verdiğini, müvekkilinin yasal mevzuat çerçevesinde güvenlik görevlisi bulundurmak dışında hiçbir güvenlik önlemi alma yükümlülüğünün bulunmadığını, olayda kusursuz sorumluluk hallerinin de mevcut olmadığını,

talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 08.03.2018 tarihli, 2015/535 Esas ve 2018/202 Karar sayılı kararında; olayın ani gelişmesi, girişte üst araması yapılamaması, taraflar arasında husumet olup çatışma çıkacağının önceden belirlenebilir olmaması nedeniyle davalıya izafe edilecek kusur bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairece 13.03.2019 tarihli, 2018/5138 Esas ve 2019/1421 Karar sayılı kararıyla.

"Dosyada bulunan Van İş Mahkemesinin 2013/188 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı SGK tarafından 16.10.2010 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalı ...'nın hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin ve cenaze masraflarının tazmini amacıyla davalılar...Sağlık Sağlık Hizmetleri A.Ş ve ... aleyhine dava açıldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporu üzerine davalı şirketin meydana gelen olayda kusurunun olmadığı gerekçesi ile şirket yönünden davanın reddine, diğer davalı ... yönünden ise davanın kabulüne karar verildiği,

kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmaması nedeniyle kararın bozulduğu ve bozma sonrası yargılamanın halen derdest olup henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Eldeki davada alınan 17.01.2018 tarihli kusur raporunda ise davalının kapı dedektörü ve X-ray cihazı almadığı, bu nedenle %10 oranında kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.

Mahkemece, Van İş Mahkemesinin 2013/188 esas sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınmış ise de, bu rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi eldeki dava dosyasında alınan bilirkişi raporu ile çelişkilidir.

Bilirkişi raporunda davalı şirketin güvenliği sağlama konusundaki yükümlülüklerine aykırı davranıp davranmadığı veya güvenlik hizmetinin başka şirketlere verilmesi halinde de dava konusu olayın meydana gelip gelmeyeceği hususlarında yeterli irdeleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Şu durumda; mahkemece, davalı şirketin kusuru hususunda, konusunda uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli olacak şekilde yeniden rapor alınarak çelişkinin giderilmesi ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu uyarınca davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Daire kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

Dairenin 17.11.2020 tarihli, 2019/1601 Esas ve 2020/3964 Karar sayılı kararıyla; davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı uyarınca konusunda uzman bilirkişilerden alınan kusur raporunda...Sağlık Hizmetleri AŞ'nin %10 oranında, ihbar olunan güvenlik şirketi ...Özel Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri AŞ'nin %10 oranında, öldürme eylemini gerçekleştiren ...in %80 oranında kusurlu bulunduğu, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve gerekçeli olduğundan hükme esas alındığı, davalının %10 kusuruna isabet eden davacıların zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile belirlendiği,

meydana gelen olayda tarafların kusur durumu, davacıların duyduğu acı, elem ve ızdırap nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, ... için 138.778,98 TL, ... için 4.943,80 TL ve ... için 30.370,20 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ... için 17.000 TL,... ve ... için ayrı ayrı 7.000 TL, Hayriye ve ... için ayrı ayrı 3.000 TL, ... ve ... için 2.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; olayın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi gereği "haksız fiilden kaynaklanan tazminat" davası olduğunu, 6098 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi gereğince haksız fiilin meydana gelmesinden birden fazla kişi birlikte zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları taktirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin re'sen uygulanacağını, kararda "haksız fiil nedeniyle müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre davalının yüzde yüz sorumlu olduğu,

ancak davacının fazlaya dair hak ve talepleri saklı kalmak üzere ıslah ile istediği miktarlar yönünden - taleple bağlı kalınarak - davanın kabulüne" şeklinde hüküm kurulması gerektiği, olayın vahameti, dava sürecinin aşırı uzaması,

tarafların sosyal-ekonomik durumları, müteveffanın kusursuzluğu, yaşı, geride bıraktığı yakınları, ülkemizde yaşanmakta olan enflasyonist süreç vs..tüm etmenler dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatların çok düşük olduğunu, kararda dava tarihinden itibaren faize hükmedildiğini, oysa haksız fiilde olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, bu konuda mahkemeye verilen tavzih dilekçesinin dikkate alınmadığını, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin yasal tarifenin altında olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müteveffanın çalıştığı iş yerine dava ihbar edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığını, somut olayda müvekkil şirkete atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, zira müvekkilinin hastane işletmekte olup vermekte olduğu sağlık hizmetinin de kamusal bir nitelik taşıdığını, dolayısıyla sağlık hizmetinin yanında kamusal bir hizmet gerçekleştirmesi sebebiyle güvenlik hizmetini de gereğince ifa ettiğini, Özel Hastane Yönetmeliği ve Hasta ve Çalışan Güvenliği Yönetmeliklerinde hastanelerde söz konusu X-Ray cihazlarının olmasını gerektirir yasal bir düzenleme bulunmadığını,

ancak dosya içeriğinde bulunan kusur raporunda müvekkili şirkete el dedektörü ve X-Ray cihazının bulunmaması sebebiyle %10 oranında kusur izafe edildiğini ve yerel mahkemece bu rapor hükme esas alınarak müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedildiğini, bu sebeple yönetmelik maddelerinde zikredilen X-Ray cihazına ilişkin bir hükmün bulunmadığı halde yerel mahkemece bilirkişi raporunun kıstas alınarak müvekkil şirkete kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu yönetmeliklerde hastanenin güvenlik önlemi alma yükümlülüğünün "güvenlik görevlisi" çalıştırmak olduğunun düzenlendiği,

müvekkil şirketin olay tarihinde üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, güvenlik hizmetini ...Özel Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. adlı firma ile imzalamış olduğu Güvenlik Hizmeti Sözleşmesi ile sağladığını, nitekim olayın gerçekleşme biçimi de dikkate alındığında, meydana gelen silahlı çatışmanın hastanenin lobisinde bir anda meydana geldiği ve hasım tarafların birbirini görmesiyle vuku bulduğunu,

başlangıcı ve bitimi farkına varılmayacak kadar ansızın gerçekleşen çatışma olayında hastane güvenliğinin el dedektörüyle yahut X-Ray cihazı vasıtasıyla güvenlik kontrolü gerçekleştirmesi o an için mümkün değilse de olaya müdahale sorumluluğu yalnızca güvenlik görevlilerinde olup müvekkil hastane yönetimine atfedilebilecek herhangi bir sorumluluk söz konusu olmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirkete ait olan özel hastanede aralarında husumet bulunan dava dışı şahısların karşılaşması ve bu şahıslar arasında meydana gelen silahlı çatışma sonucunda tıbbi mümessil olan ve o sırada olay yerinde bulunan davacıların eşi, babası, oğlu ve kardeşi ...'nın vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 49 uncu maddesi, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Hasta ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanmasına Dair Yönetmelik.

3. Değerlendirme

1. Dosyanın incelenmesinde; davacıların eşi, babası, oğlu ve kardeşi olan ...'nın dava dışı tüp bebek merkezinde çalıştığı, olay günü davalıya ait özel hastanede tedavi görmekte olan hastayla ilgilenmek için işvereni tarafından hastaneye gönderildiği, bu sırada hastane koridorunda hasım olan iki ailenin silahlı olarak çatışmakta olduğu, ...'nın da çatışmanın arasında kalarak kendisine isabet eden kurşunlar nedeniyle hayatını kaybettiği, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/144 Esas ve 2013/540 Karar sayılı kararı ile dava dışı ...in davacıların murisi ...'yı olası kastla öldürme eylemi nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiği, eldeki davada davacılar vekilinin meydana gelen olayda davalının kusurlu olduğunu iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmaktadır.

Hükme esas alınan kusur raporunda; davalının, Hasta ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanmasına Dair Yönetmelik ile İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereğince hasta ve yakınlarının sağlık ve güvenliğinden sorumlu olduğu, davalı tarafından gerekli güvenlik tedbirlerinin yeterli düzeyde alınmadığı gerekçeleriyle olayda %10 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.

Davalı şirket tarafından işletilen ve olayın meydana geldiği hastane özel hastane olup hasta ile özel hastane arasındaki ilişki bir vekalet ilişkisidir. Vekalet sözleşmesinde vekilin borçlarının düzenlendiği 6098 sayılı Kanun'un 506 ncı maddesi gereğince vekilin yalnızca vekalet verene karşı özen yükümlülüğü mevcuttur.

Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin "Acil ünitesi" başlıklı 26 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında acil ünitesinde güvenlik hizmetinin verilebileceği bir mekan bulundurulması gerekliliği düzenlenmiştir. Anılan Yönetmelik'te güvenlik hizmetine ilişkin başkaca düzenleme yer almamaktadır. Yine Hasta ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanmasına Dair Yönetmelik kapsamında hastanelerin hasta ve çalışan güvenliğinin sağlanmasına ilişkin yükümlülükleri düzenlenmiştir.

Anılan Yönetmelik'in "Tanımlar" başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde "Çalışan" tanımı yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre çalışan, hizmetin, resmî veya özel sağlık kurumlarında, sağlık hizmetinin verilmesine iştirak eden bütün sağlık meslekleri mensuplarını ve sağlık meslekleri mensubu olmasa bile sağlık hizmetinin verilmesine sorumlu olarak iştirak eden ve hizmetin verilmesine destek sağlayan kimseleri ifade eder.

Tüm bu yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacıların eşi, babası, oğlu ve kardeşi olan ...'nın dava dışı tüp bebek merkezinde çalıştığı, olay günü davalıya ait hastanede tedavi görmekte olan bir hasta için davalıya ait hastanede bulunduğu, bu sırada hastane içerisinde karşılaşan hasım ailelerin silahlı çatışmasının arasında kalarak kendisine isabet eden kurşunlar nedeniyle vefat ettiği, vefat eden ...'nın davalının çalışanı olmadığı, olayın meydana geldiği hastane ile arasında herhangi bir ilişki de bulunmadığı,

Özel Hastaneler Yönetmeliği ile Hasta ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanmasına Dair Yönetmelik gereğince herhangi bir sıfatı bulunmadığı, olayın oluş şekline göre davalıya atfedilecek başkaca bir kusur da bulunmadığı değerlendirildiğinde davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bozma nedenine göre davacılar vekilinin temyiz itirazları incelenmemiştir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz hârcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

19.02.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Dava, dava dışı tüp bebek merkezinde çalışan ve işvereni tarafından davalı şirketçe işletilen özel hastanede yatan bir hastayla ilgilenmek üzere görevlendirilmesi nedeniyle hastanede bulunan davacılar desteğinin, hastane koridorunda iki grup arasında çıkan silahlı çatışma sırasında vefatı sonucu davalı hastanenin gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece verilen ilk kararda; davalı hastanenin iş güvenliğini sağlamak için dava dışı özel güvenlik firmasıyla sözleşmesi bulunduğu ve gerekli güvenlik önlemlerinin alındığı, davalı hastanenin olayda kusuru olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce "eldeki davada alınan kusur raporunda davalının kapı dedektörü ve X-ray cihazı almaması nedeniyle %10 oranında kusurlu olduğu,

bu raporla çelişkili olup mahkemece hükme esas alınan SGK tarafından İş Mahkemesinde açılan davada alınan bilirkişi raporunda ise davalı şirketin güvenliği sağlama konusundaki yükümlülüklerine aykırı davranıp davranmadığı veya güvenlik hizmetinin başka şirketlere verilmesi halinde de dava konusu olayın meydana gelip gelmeyeceği hususlarında yeterli irdeleme yapılmadığı gözetilerek davalı şirketin kusuru konusunda yeniden rapor alınarak çelişkinin giderilmesi" gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.

Mahkemece bozma üzerine alınan bilirkişi raporunda davalı şirket %10 oranında kusurlu bulunmuş ve bu oran esas alınarak hesaplanan tazminatın davalıdan tahsiline hükmedilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dosya kapsamından; organizasyon sorumluluğu bulunan davalı hastanenin dava dışı firmayla yapılan özel güvenlik sözleşmesi hükümlerine göre hastane idaresinin gerekli görmesi halinde kapı tipi dedektörleri hastanenin temin edeceği, ancak hastane içerisinde olay günü kapı dedektörü veya X-ray cihazı bulunmadığı,

anılan sözleşmenin 3 üncü maddesinde şartnamenin konusu ve kapsamının hasta, hasta yakını, ziyaretçi ve çalışan insan kaynağının huzur ve sükununun, kriminal vaka önleme, müdahale, raporlama ve kolluk güçlerine bildirimlerin vs mevcut kapalı devre kamera sisteminin sağladığı olanaklardan da yararlanılarak güvenlik hizmetlerinin üretim, organizasyon ve işletme sorumluluğu şeklinde tanımlandığı, bozma sonrası alınan kusur raporunda hastanenin, özel güvenlik firmasının sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini her zaman kontrol edebileceği, güvenliği tamamen güvenlik şirketinin inisiyatifine bırakması nedeniyle kusurlu olduğu,

ilgili mevzuat gereği risk analizi yapılarak gerekli önlemler alınıp güvenlik görevlilerine gerekli araç gerecin ve talimatların verilmesi halinde davaya konu olayın büyük oranda önlenmesinin mümkün olabileceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.

Davalı, özel hastane işleteni olup öncelikle tacir sıfatıyla basiretli bir tacir gibi davranması gereği yanında, faaliyet düzenini, organizasyonunu insanların zarar görme riskini ortadan kaldıracak şekilde oluşturmak ve gerekli tedbirleri almak, güvenliğin sağlanması için elverişli araç, gereç ve malzemeyi temin etmek ve çalışır halde bulundurmak durumunda olup özel güvenlik firmasıyla sözleşme yapılması da davalı hastaneyi sorumluluktan kurtarmayacaktır. Hâl böyle iken davaya konu olayın öncesinde hastane içerisine silah sokulmasının engellenebileceği, oluşan zarar ile hastanenin faaliyeti arasında zamansal ve mekansal ilişkinin bulunduğu, davalı hastanenin sorumluluğunu yerine getirmemesi nedeniyle de güvenlik zafiyeti oluştuğu anlaşılmaktadır.

Davalı hastane işleteninin hakimiyet alanı içerisinde davaya konu olayın meydana geldiği gözetildiğinde, Hasta ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanmasına Dair Yönetmelikte yer alan hükümlerden hareketle davacılar desteğinin davalı hastane çalışanı olmadığı, anılan Yönetmelik kapsamında herhangi bir sıfatı bulunmadığı, olayın oluş şekline göre davalıya atfedilecek başkaca bir kusurun da olmadığı belirtilerek, davalı özel hastane işletenenin objektif olarak sağlaması gereken güvenlik hizmeti ve özen yükümlülüğünün bu şekilde daraltılması ve davalı hastanede olay günü bulunan davacılar desteğinin bu hizmetten yararlanamayacağı sonucuna ulaşılması kabul edilemez.

Tüm bu nedenlerle; davalı hastane işleteninin gerekli önlemleri alması halinde hastane içerisine silah sokulmasının engellenebileceği ve davalının kusurlu ve sorumlu olduğu gözetilerek davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan; sayın çoğunluğun davanın tümden reddine yönelik bozma kararına katılmıyorum.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11990, K. 2024/1748, 19 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İhbar Olunan
  4. Dava Tarihi : 02.03.2011
  5. I. Dava
  6. II. Cevap
  7. III. Mahkeme Kararı
  8. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  9. A. Bozma Kararı
  10. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  11. V. Temyiz
  12. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  13. B. Temyiz Sebepleri
  14. C. Gerekçe
  15. VI. Karar
  16. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11990
Karar No
2024/1748
Tarih
19 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/11998 K.2024/1166
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/11999 K.2024/1380
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/12003 K.2024/1809
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/12006 K.2024/1303
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/12018 K.2024/999
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/12027 K.2024/1554

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.