KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/11999 E., 2024/1380 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/3729-2018/3729
- Sayısı
- 2018/İHK- 3232
- Dava tarihi
- 25.10.2017
- Hüküm/karar
- Davanın kabulü /İtirazın reddi
- Sayısı
- K-2018/16912
Karar Metni
1.011 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasından dolayı yapılan yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu ve Şeref İsfendiyar sevk ve idaresindeki davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 02.10.2014 tarihli tek taraflı trafik kazasında davacının ağır yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak 1.000,00 TL bakıcı ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında ıslah yoluyla davanın toplam değerini 262.790,00 TL'ye çıkartmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
III. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak "... Başvurunun kabulü ile, 262.790,00 TL tazminatın 19.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine,..." ve başvuran lehine hesaplanan 21.717,406 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet oranının hatalı belirlendiğini, vekalet ücretinin de yüksek olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; dosyada mevcut rapor, bilirkişi raporu ve hesaplamalar ile başvuran lehine takdir edilen vekalet ücretinin mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; meydana gelen kaza ve davacının yaralanması birlikte değerlendirildiğinde davacının ömür boyu bakıma muhtaç olacak düzeyde yaralanmasının söz konu olamayacağını, maluliyet oranının da hatalı belirlendiğini, raporun yetersiz ve çelişkili olduğunu, başvuran lehine tam vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli bakıcı gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı TBK'nın 54 üncü maddesi, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ıncı ve 97 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Somut olayda; kaza tarihi 02.10.2014 olup uygulanması gereken Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacıda oluşan maluliyet oranının belirlenmesi gerekirse de bu Yönetmeliğin eki %60 maluliyeti belirlemek için düzenlenmiştir. %60’ın altı ve üstü yoktur. Bu nedenle bir önceki yönetmelik olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çizelgesi uygulanacaktır. Oysa dosyaya ibraz edilen Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Bilirkişi Kurulu'nun 04.08.2017 tarihli raporunda davacının maluliyet oranının Maluliyet tespiti işlemleri yönetmeliğinin 12-1/h maddesine göre %59 olduğu ve ömür boyu bakıma muhtaç olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda izah edilen yönetmelik atfı da gözetilerek davacıda oluşan maluliyetin ömür boyu başkasının bakımına muhtaç olup olmadığı konusunda başka bir üniversite adli tıp anabilim dalından rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11999, K. 2024/1380, 12 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama