KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/12241 E., 2024/7902 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/312 E., 2021/31 K.
Karar Metni
1.106 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı kazada araçta yolcu olarak bulunan dava dışı yolcunun yaralandığını ve malul kaldığını, aracın kaza tarihinde geçerli trafik sigortası bulunmadığından kazada malul kalan dava dışı hak sahibi tarafından müvekkili kurum aleyhine yapılan başvuru üzerine hak sahibine 125.000,00 TL ödeme yapıldığını, ödenen tazminatın rücuan davalılardan tahsili amacıyla başlatılan takibe davalıların itiraz ettiğini, kaza sebebiyle ortaya çıkan zarardan davalıların sorumlu olduğunu ve müvekkili kurumun davalılara rücu hakkının bulunduğunu açıklayıp itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
III.BOZMA ÖNCESİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 05.05.016 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulüyle, takibin 116.993,00 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.05.2019 tarih, 2016/12599 esas- 2019/6227 karar sayılı ilamı ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün; davacı yararına olmak üzere "...Somut olayda mahkemece aldırılan kusur raporunda kazanın fren boşalması sebebi ile gerçekleştiği, kazanın meydana gelmesinde araç maliki davalı ...
Başkanlığının, kamyonun fren arızasının kısa bir süre önce yine meydana geldiği, Trafik Tescil Belgesi bulunmayan, bu nedenle de, trafiğe çıkmasının uygun olduğunun göstergesi olan trafik muayenesinin yapılıp yapılmadığı da belli olmayan söz konusu kamyonun kaza tarihinde 33 yaşında olduğu da dikkate alındığında, rutin bakımlarını, olması gerektiği şekilde yaptırmamaktaki ihmaliyle, kazanın meydana gelmesine zemin hazırlamış olup, bu tedbirsizliği ile %70 oranında kusurlu olduğu, fren boşalması teknik bir arızasının kazanın meydana gelişi üzerinde %20 oranında etkili olduğu,
araç sürücüsünün kazanın oluşu ile ilgili sevk ve idare hatası ya da herhangi bir kural ihlali görülmediğinden kusursuz olduğu, dava dışı yolcu ...'ün, kamyonun freni boşaldığında, sürücünün de söylemesi üzerine araçtan atlamaya çalıştığı sırada, aracın kapısını, camı indirerek dışarıdan açmaya çalışırken sağ kolunun, telefon direğini sabitlemeye yarayan çelik gergi teline takılması sonucu yaralanmasıyla neticelenen olayda, yeterli korunma tedbiri almamış olmakla %10 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.... davacının tazminat ödemesi yaptığı, dava dışı ... gerçekleşen kazada yolcu olup kusursuzdur.
Dava dışı mağdur yolcunun nizamlara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde seyretmesi sürüş ve trafik akışı kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek hususlardandır.
Dava dışı yolcunun eylemi bilirkişi tarafından kusur oranı belirlenirken dikkate alınamayacak hususlardan ise de tazminat miktarı belirlenirken bulunacak gerçek zarar miktarından indirim yapılırken müteselsil sorumluluk gereğince davalının, fren boşalmasına ilişkin kusur oranından da sorumlu olduğu gözetilerek tazminattan mağdurun zararın meydana gelmesindeki müterafik kusurunun indirilerek karar verilmesi..."
gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüyle, takibin 100.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplanan tazminat üzerinden müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken ödenen tazminat miktarı üzerinden indirim yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hesaplanan tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, geçici iş göremezlik tazminatının davacının teminatı kapsamında olmadığını, işlemiş faize karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe
1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bozma ilamı ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden temyiz incelemesinin yapılamayacak olmasına göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Uyuşmazlık; davacı ... tarafından ödenen tazminatın davalılardan rücuen tazmini amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı kazada araçta yolcu olarak bulunan dava dışı kişi için ödenen iş göremezlik tazminatının davalılardan rücuen tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamından önce yapılan yargılamada, hesaplanan tazminattan davacının %10 müterafik kusuru ile kazanın gerçekleşmesinde etken olan fren boşalması nedeniyle %20 oranında tazminattan indirim yapılarak davalıların meydana gelen kazada %70 kusurlarına isabet eden 116.993,00 TL'den sorumluluğuna karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince hüküm davacı yararına olacak şekilde; meydana gelen kazada davacının kusursuz olduğu, davalının fren boşalmasına ilişkin kusurdan da sorumlu olduğu, diğer bir ifadeyle davalının fren boşalması kusuru da eklendiğinde meydana gelen zarardan %90 oranında sorumlu olduğu belirtilmek suretiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda bozma ilamına ve kazanılmış haklara aykırı olacak şekilde davacının ödediği tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmiştir.
Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Öncelikle mahkemenin ilk hükmü davacı yararına bozulduğu halde ilk hükümdeki tazminat miktarından (116.993,00 TL) daha azına olacak şekilde bozma ilamından sonra 100.000,00 TL'ye karar verilmesi doğru olmadığı gibi bozma ilamından önceki hükümde dava dışı hak sahibinin kendi yaralanmasında %10 müterafik kusur indirilmesine ilişkin olarak indirim oranı yönünden herhangi bir bozma yapılmadığı ve %10 oranının davacı yararına usuli kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Diğer taraftan rücu edilecek tazminat miktarının belirlenmesinde de hataya düşülmüştür. Davalılar, kaza nedeniyle ortaya çıkan gerçek zarardan sorumludur. Buna göre davacının rücu edeceği tazminat miktarı belirlenirken dava dışı mağdurun gerçek zararı belirlenip ortaya çıkan zarardan gerekli indirimler yapıldıktan sonra bulunacak tazminatın davacının ödediği tazminattan daha fazla ise ödediği miktara, daha az ise hesaplama sonucu bulunan gerçek zarar miktarına, yani gerçek zarar miktarı ödemenin altında kalıyor ise bu miktara hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; dava dışı hak sahibinin gerçek zararının tespitine yönelik alınan ve bozma konusu yapılmayan tazminat raporunda zarar, ödenen miktardan daha fazla belirlenmiştir. Buna göre mahkemece yapılacak iş; hesaplanan tazminattan kesinleşen %10 müterafik kusur indirimi yapılarak, ortaya çıkan sonucun ödemeden fazla çıkması halinde ödenen miktara, ödemeden daha az miktar çıkması halinde kazanılmış haklara aykırı olmayacak şekilde (ilk hükümle kesinleşen 116.993,00 TL'den az olmayacak şekilde) karar vermekten ibaret olup hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12241, K. 2024/7902, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama