KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/13112 E., 2024/11472 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/577 E., 2023/491 K.
Karar Metni
1.431 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince ve Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerekleşen kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 268.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın iş kazası olması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya yapılan ödemenin araştırılması gerektiğini, poliçe teminat limitiyle sınırlı sorumlu olduklarını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III.YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 29.04.2015 tarih, 2016/2656 esas-2017/5727 karar sayılı kararıyla, davacı tarafça sunulan 27.04.2015 tarihli dilekçe ile ekindeki makbuz ve ibraname başlıklı belgeye göre, tarafların dava konusu uyuşmazlık hakkında anlaştıkları, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.05.2017 tarih, 2016/2656 Esas ve 2017/5727 Karar sayılı ilamında özetle; davacı vekili tarafından sunulan, eldeki davaya konu olmayan başka bir kazaya ve tarafları da farklı olan başka bir dava dosyasına ait olduğu anlaşılan dilekçenin ve ekli ibranamenin, eldeki dava ile ilgisi bulunmadığından, işin esasına girilip yargılamaya devam edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
3. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 21.09.2020 tarih, 2017/613 esas-2020/352 karar sayılı kararıyla, davanın kabulü ile 253.610,20 TL sürekli işgücü kaybı ve 6.389,80 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 260.000,00 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; fazlaya dair geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine ve fazlaya dair sürekli işgücü kaybı alacağının saklı tutulmasına karar verilmiş; 13.10.2020 tarihli ek karar ile hüküm tashih edilerek (re'sen), karardaki 253.610,20 TL ibaresi yerine 261.610,20 TL ibaresinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4. Hükmün temyizi üzerine Dairenin 10.01.2022 tarih, 2021/2135 esas- 2022/21 Karar sayılı ilamıyla ihbar olunan vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilerek hüküm; "...davacı lehine hükmedilen sürekli işgücü kaybı tazminat miktarının, hükümden sonra değiştirilmesine ilişkin olarak yapılacak bir usul işlemine cevaz veren yasal düzenlemenin bulunmadığı; yapılan tashih işleminin, hükmün değiştirilmesi niteliğinde olduğu; hakimin dosyadan el çekmesinden sonra,
hükümde anılan tarzda bir değişiklik yapma yetkisinin bulunmadığı gözetilerek, verilen hükme dokunulmaması gerekirken, maddi hata gerekçesiyle hükmün değiştirilmesi ve kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmasının doğru görülmediği, dava dışı SGK Başkanlığı tarafından davacıya iş kazası sigorta kolundan ödenen 112.465,86 TL peşin sermaye değerli gelirin ilgililerden rücuen tahsili için SGK tarafından açılmış dava olup olmadığı da araştırılarak,
anılan bedelin davacının sürekli işgücü kaybı tazminatından, 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi hükmüne göre düşülmesi suretiyle sonuç tazminatın belirlenmesi için, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre (kazanılmış haklar korunmak kaydıyla) karar verilmesi..." gerektiği gerekçesiyle davalı ... yararına bozulmuştur.
5. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5,00 TL geçici iş göremezlik, 267.995,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 268.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, Yargıtay bozma ilamından sonra yeni bir aktüer raporu alınmasının hatalı olduğunu, kazanılmış haklara aykırı davranıldığını, ıslah talebinin zamanaşımına uğradığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılan rücu davası sonucu verilen karar nedeniyle poliçe teminat limitinin azaldığının gözetilmediğini, hesaplanan tazminattan davacının %20 kusuru ile %20 oranındaki müterafik kusurun indirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı (ZMSS) aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. 1. Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuştur.
Davacının zararının hesaplanmasına yönelik alınan 09.04.2020 tarihli raporda davacının zararı 360,689,56 TL olarak belirlenmiş, mahkemece rapor hükme esas alınarak 21.09.2020 tarih, 2017/613 esas-2020/352 karar sayılı kararıyla, "hesaplanan toplam tazminat miktarından 7.987,25 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 352,702,31 TL sürekli iş göremezlik tazminat olarak kabulü ile, 7.987,25 TL nin % 20 indirilmesi halinde geçici iş göremezlik tazminatının 6.389,80 TL olduğu; sürekli iş göremezlik tazminat miktarının 282.161,85 TL, toplam zararın ise 288.551,65 TL olduğu, poliçe limitinin ise 268.000,00 TL olarak sınırlandırıldığı,
geçici ve sürekli tazminat miktarlarının talep artırım dilekçesinde yer almadığı; ancak tazminat miktarının poliçe limiti miktarı kadar toplam 268.000 TL olarak gösterildiği, bu durumda sürekli iş göremezlik miktarı bakımından toplam tazminat miktarı olarak mahkememizce kabul edilen 268.000,00 TL'den 6.389,80 TL geçici iş göremezlik miktarının çıkarılması halinde 261.610,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmakla..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine Dairenin 10.01.2022 tarih,
2021/2135 esas-2022/21 Karar sayılı ilamıyla davalının % 90 kusur oranının benimsenmesinde isabetsizlik görülmediği ve hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirilmesinin Dairenin içtihatlarına uygun olduğu belirtilmek suretiyle hüküm davalı yararına olacak şekilde hükmün tavzih yoluyla değiştirilmesinin uygun olmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan rücuya tabi bir ödeme varsa araştırılarak hesaplanan tazminattan "kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle" indirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada kazanılmış haklara aykırı olacak şekilde karar tarihine en yakın güncel veriler kullanılarak bilirkişi raporu alınmış, alınan raporda daha yüksek tazminat miktarları belirlenmiş, Mahkemece davalının %100 kusuruna göre hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi ve SGK tarafından ödenen PSD değerinin tenzili sonrasında davacı lehine toplam 989.312,80 TL maddi
tazminat hesaplandığı ve davacının davasını poliçe limiti üzerinden ıslah ettiği gerekçesiyle talep gibi 268.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Mahkemenin 21.09.2020 tarih, 2017/613 esas-2020/352 karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilmekle 21.09.2020 tarih, 2017/613 esas-2020/352 karar sayılı hükme esas teşkil eden 09.04.2020 tarihli ek rapor ile tespit edilen tazminat miktarları davacı yönünden kesinleşmiştir. Bozma ilamının davalı yararına yapıldığı ve bozma ilamında kazanılmış haklara dikkat edilmesi gerektiğine değinildiği halde karar tarihine yakın güncel veriler ile hesaplama yapılarak belirlenen bu tazminat miktarı üzerinden indirimlerin yapılması doğru görülmemiştir.
Diğer taraftan; Dairenin 10.01.2022 tarih, 2021/2135 esas-2022/21 Karar sayılı ilamıyla davalının % 90 kusur oranının benimsenmesinde isabetsizlik görülmediği ve hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirilmesinin Dairenin içtihatlarına uygun olduğu belirtildiği halde hesaplanan tazminattan davalının %100 kusur oranının esas alınarak bu miktar üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış olması da kazanılmış haklara aykırılık teşkil etmektedir.
Buna göre mahkemece yapılacak iş; davacı yönünden kesinleşen, davalı yararına kazanılmış hak teşkil eden 09.04.2020 tarihli raporda belirlenen tazminattan davalıya sigortalı araç sürücüsünün %90 oranında kusurlu olduğu hususunun kesinleştiği gözetilerek ortaya çıkan zarardan bozma ilamı ile kesinleşen %20 oranında müterafik kusur ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödemenin rücuya tabi kısmının indirilerek davacının zararlarının tespitidir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalı ... aleyhine Sivas 2. İş Mahkemesinin 2019/229 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını savunmuştur. Dairenin 10.01.2022 tarih, 2021/2135 esas-2022/21 Karar sayılı ilamıyla da Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalı aleyhine açılan rücu davasının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de dosya kapsamından Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılan rücu davasının akıbeti hakkında bilgiye rastlanmamıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmeyerek yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
3. Davalı ... kazaya karışan aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) olup kaza nedeniyle ortaya çıkan zarardan tüm hak sahiplerine karşı kaza tarihinde geçerli teminat limitiyle sınırlı sorumludur. Diğer bir ifadeyle davacı tarafından bedensel zarar sebebiyle açılan tazminat davasında belirlenen zarardan ve Sosyal Güvenlik Kurumunca davacıya ödenen peşin sermaye değerli gelirden kaza tarihinde geçerli olan 268.000,00 TL teminat limitiyle sınırlı sorumludur.
Buna göre, davalı tarafça, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sivas 2. İş Mahkemesinin 2019/229 Esas sayılı davasında davalı ... aleyhine 67.479,52 TL rücuen tazminata karar verildiği ve teminat limitinde bu hususun gözetilmesi gerektiği savunması dikkate alındığında davalının bu savunması üzerinde durulmayarak davalının bakiye teminat limiti gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeksizin ve kazanılmış haklara aykırı olacak şekilde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13112, K. 2024/11472, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama