KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/13327 E., 2024/3193 K.·Birleşen Kırıkhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/86 E 2020/127 K
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3130 E., 2023/1880 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kırıkhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 16.09.2022
- Sayısı
- 2020/12 Esas 2022/315 Karar
- Dava tarihi
- 07.01.2020 - 26.02.2020
- Hüküm/karar
- Asıl Davanın Kabulü, Birleşen Davanın Kısmen Kabulü-Tarafların İstinaf Talebinin Kabulü İle Asıl ve Birleşen Davanın Kısmen Kabulü
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalının işleteni olduğu aracın 24.09.2019 tarihinde karıştığı tek taraflı kazadan dolayı yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve %55 oranında maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 481.897,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalının işleteni olduğu aracın 24.09.2019 tarihinde karıştığı tek taraflı kazadan dolayı yolcu olan müvekkilinin yaralandığını, vücudundaki kırıklar nedeniyle yatağa mahkum ... geldiğini belirterek 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kusur raporu ve 27.07.2022 tarihli tazminat hesaplamasına ilişkin alınan bilirkişi raporunun denetime uygun olduğu gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 689.753,00 TL maddi tazminatın 24.09.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsiline; olay tarihi, paranın satın alma gücü, davalı tarafın tam kusurlu olduğu hususları değerlendirilerek birleşen davanın kısmen kabulüne 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalı ... Bakanlığından tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin maluliyeti değerlendirildiğinde takdir edilen manevi tazminat miktarının çok az olduğunu, sigorta yönünden tefrik kararı verilmesine rağmen müşterek ve müteselsil tahsil yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; tazminat raporunda zararın fahiş hesaplandığını, hesap raporunu kabul etmediklerini, ıslah ile artırılan meblağ için faizin olay tarihinden işletilmesinin hatalı olduğunu, harçtan muaf olmalarına rağmen harç ile sorumlu tutulmalarının doğru olmadığını, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sigorta şirketi yönünden tefrik kararı verilmesine rağmen hükmün müşterek ve müteselsilen kurulmasının hatalı olduğu ve hükmedilen manevi tazminatın az olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; davalı harçtan muaf olmasına rağmen harç ile sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, belirsiz alacak talepli olarak açılan asıl davada yargılama esnasında bir bedel artırım dilekçesi ile iki ıslah dilekçesi sunulduğu,
2. ıslah dilekçesinin değerlendirmeye alınamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulü ile 481.897,00 TL maddi tazminatın 24.09.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısım yönünden ıslahın hiç yapılmamış sayılmasına karar verildiğinden bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın 24.09.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece ıslah için 1 haftalık kesin süre verilmesinin hatalı olduğunu, kanun ile verilen sürenin kısaltılamayacağını, bu sürenin verilmesinin hatalı olması nedeniyle eldeki davada 1 bedel artırım dilekçesi ve 1 ıslah dilekçesi sunulduğunun kabul edilmesi gerektiğini, ıslah ile artırılan meblağ yönünden kabul kararı verilmesi gerektiğini, oluşa göre hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat raporunda zararın fahiş hesaplandığını, hesap raporunu kabul etmediklerini, ıslah ile artırılan meblağ için faizin olay tarihinden işletilmesinin hatalı olduğunu, harçtan muaf olmalarına rağmen harç ile sorumlu tutulmalarının doğru olmadığını, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının işleteni olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54 ve 56 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, maddi tazminata ilişkin alınan bilirkişi raporunun denetime uygun olduğu; olayın oluş şekli, olay tarihi, davacının maluliyet oranı değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun anlaşılmış olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalı ...'ndan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13327, K. 2024/3193, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama