KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/13590 E., 2025/8140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1801 E- 2022/1891 K
Karar Metni
662 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu gayrımenkulü 11.06.2020 tarihinde hazineden satın aldığını, şirket yetkilisi ... tarafından dava konusu gayrımenkulün düşük bedel ile davalı ...'na devredildiğini, ondan da davalı ...'ın şirketi olan ... devredildiğini beyan ederek, 65 yaşından büyük davalı ...'ın bu işlemleri yaparken sağlık raporu alınmadığını, düşük bedeller ile satışın yapılmasının da doğru olmadığını, para transferlerinin de bulunmadığınu beyan ederek dava konusu satış işlemlerinin muvazaalı olduğunun tespitine, satışların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçeleri ile davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2022 gün, 2020/282 E- 2022/ 86 K sayılı ilamı ile "davalı ...'ya dava konusu taşınmazın satışı için vekalet verildiği ve davalı tarafından satış işleminin bu vekalete istinaden gerçekleştirildiği; her ne kadar davalı ... taşınmazın satışının eksik bilgiyle yapıldığını ,taşınmazın bir kısmının satıldığını zannettiğini ,satışın gerçek satış olmadığını, taşınmazın değerinin satış senedindeki miktar olmadığını ve firma borçlarından dolayı hatır satışı yapıldığını beyan etse de ;
buna ilişkin kesin ve somut bir delilin dosya kapsamına sunulmadığı ve hiç kimsenin kendi yaptığı işlemle ilgili muvazaa iddiasına dayanamayacağı; kaldı ki davalının hem eksik bilgiyle işlem yaptığını hem de hatır satışı yapıldığını beyan etmesi dikkate alındığında; iki hususun birbiri açısından çelişki oluşturduğu, yapılan resmi satış senetlerinin ve satışlarının incelenmesinde usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşıldığı; aksini gösterir kesin ve somut bir delilin mevcut olmadığı,
taşınmazların tapu satışında değerlerinin düşük gösterilmesinin tek başına muvazaanın varlığını göstermeyeceği, avalılar ... ve ...'ün taşınmazın dava açıldığı tarihte malikleri olmamaları sebebiyle davalı sıfatıyla pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı hususları hep birlikte dikkate alındığında; muvazaa ve yasal şartların oluşmadığı iddiası açısından somut ,net ve kesin delilin bulunmadığı ve tapu iptali ve tescil şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından; belirtilen gerekçelerle yasal koşulları oluşmayan;
satışların iptali ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davacı tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle husumet yokluğundan reddine, davalı ... ... aleyhine açılan davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.09.2022 gün, 2022/1801 E- 2022/1891 K sayılı kararı ile "davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; karar ilamının gerekçesiz olduğunu, dava konusu gayrımenkulün düşük bedel ile devredildiğini, para ödemesi yapılmadığını, dava konusu gayrımenkulün 3 ay gibi kısa süre sonra yine rayiç değerinin çok daha altında bir fiyata, davalı şirkete satılması işleminin de, gerçek bir satış işlemi olmadığını, davalıların tamamı arasındaki ilişki ve tanışıklık da satış işlemlerinin gerçek olmadığına dair delil niteliğinde olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muvazaaya dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu gayrımenkulün davacı şirketin yetkilisi tarafından verilen vekaletnameye istinaden davalı ... tarafından davalı ...'na devredilmiş olmasına, davacı tarafından da dava konusu gayrımenkulün düşük bedelden hazineden satın alınmış olmasına ve bu bedele yakın bir değer üzerinden elden çıkartılmış olmasına, davacı tarafından davasının somut deliller ile de ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13590, K. 2025/8140, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama