KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/1368 E., 2023/9004 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1414 E., 2022/1463 K.
- Dava tarihi
- 27.02.2018
- Hüküm/karar
- Davacının İstinaf Başvurusunun Kabulüne/Davanın Kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/188 E., 2022/383 K.
Karar Metni
1.467 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. 28.07.2010 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde olan motosikleti ile seyrettiği sırada, kendi şeridinin solundan giderken ...
Kaynar sevk ve idaresindeki aracı ile aniden direksiyonu önüne kırması sonucunda maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza neticesinde sürücü konumunda olan müvekkilinin yaralandığını, kusur durumunun yargılama safahatında alınacak bilirkişi raporu ile netlik kazanacağını, müvekkilinin belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalı sigorta şirketinden tazminini talep ettiklerini, davalı sigorta şirketine 02.02.2018 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu,
15 günlük yasal süre içerisinde sigorta şirketi tarafından verilen cevapta taleplerinin reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 24.01.2022 tarihli dilekçesi ile HMK.nun 107/2 maddesi kapsamında bedel arttırımında bulunulduğunu, 200,00 TL olan maddi tazminat talebini,
174.800,00 TL arttırarak 175.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 16/2 nci maddesi “c” bendi gereğince, davacının sakatlık oranının Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu tarafından tespit edilerek dava konusu trafik kazası ile illiyet bağının olup olmamasına dikkat edilmesi gerektiğini, dava konusu kazada motosiklet kullanan davacının motosiklete binerken takılması zorunlu koruyucu teçhizatı takıp takmadığının tespit edilmesi gerektiğini ve eğer koruyucu teçhizat takmaması maluliyetinde etkiliyse belli bir oranda kusur indirimi yapılması gerektiğini,
tazminat hesabının poliçe genel şartları ekinde belirtilen hesaplama yöntemine göre yapılması gerektiğini, davacı tarafın ilk dava miktarı için dava tarihinden, eğer dava ıslah edilirse ıslah edilen miktar için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, Sosyal Güvenlik Kurumu ödemelerinin sorgulanması gerektiğini, rücuya tabi bir ödeme var ise yapılacak tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini belirterek yasal dayanaktan yoksun kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.07.2010 tarihli trafik kazasında, 24.01.2022 ıslah tarihi itibariyle 8 ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davalı sigorta şirketinin ölüm/sakatlık için kişi başı teminat limitinin 175.000,00 TL olduğu, davalı sigortacının, meydana gelen zarardan, dava dışı sigortalı araç sürücüsünün % 80 kusuru oranında sorumlu olduğu, davacının aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan tazminatın, nitelik ve miktar olarak teminat limiti kapsamında kalan kısmı olan 175.000,00 TL yönünden maddi tazminatı talep ... mevcut olduğu,
ancak davacının 24.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu ve “gelişen durum” varlığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacının davasının, dava dilekçesi ile talep edilen 200,00 TL maddi tazminat yönünden kabulü ile 11/02/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının davasının 174.800,00 TL maddi tazminat yönünden zamanaşımından reddine şeklinde karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle taleplerinin zamanaşımına uğramasının söz konusu olmadığı, ıslah ile artırılan değer için zamanaşımı definde bulunulmasının hukuken mümkün olmadığı, dava dilekçesinde izah edildiği üzere müvekkilinin dava açarken zararını tam olarak tespit edebilmesi imkanı olmadığından huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği, bu nedenle dava tarihi itibari ile zamanaşımının kesildiği, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, vekil edeninin uğradığı zararın tahsilini istediği ve belirlenecek tazminat miktarına karşılık olarak da 100,00 TL geçici ve 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminat isteğinde bulunduğu,
her ne kadar dava dilekçesinde davanın HMK'nın 107 nci maddesi kapsamında açılmış belirsiz alacak davası olduğu yolunda açık bir bildirimde bulunulmamış ise de, dava dilekçesindeki anlatım şekli ve davanın niteliği gözetildiğinde davanın HMK'nın 107 nci maddesi gereğince açılmış belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu, bu nedenle belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil davanın tamamı için dava tarihinde kesildiği, HMK'nın 107/2 nci maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da söz konusu olmadığı,
İlk Derece Mahkemesince zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle ıslahla artırılan kısım için davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, dosyada mevcut, oluşa ve dosya kapsamına uygun, denetime elverişli aktüer raporunda belirtilen davacının alacak miktarının poliçe limiti olan 175.000,00 TL'lik kısmı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken,
poliçe limitine kadar artırılan dava değeri yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi kararının hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, 175.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 27.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığına dair veya bu yönde yorumlanabilecek herhangi bir beyan bulunmadığından ıslah edilen tutar yönünden davanın reddine karar vermesinin doğru olduğunu, bölge adliye mahkemesinin tersi yönünde karar vermesinin hatalı olduğunu, ücret tespitinin hatalı olduğunu, davacının koruyucu araçların kullanılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi ile PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Hesaplama yapılırken, davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadarki gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi, bu belgeler ile saptanan gelir üzerinden hesap tarihine kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; işleyecek dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanması hususlarına dikkat edilmelidir.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan SGK hizmet cetvelinde davacının 26.07.2017 tarihine kadar eksik gün bildirimi de göz önüne alındığında gelirinin asgari ücret kadar olduğunu, 2017 yılı brüt yasal asgari ücret 1.777,50 TL, ancak davacının prime esas kazancı/ brüt ücreti 1.970,06 TL, (yıl sonuna kadar) (net ücret 1.408,42 TL + 133,31 AGİ = 1.541,73 TL), 01.01.2018-12.09.2018 tarihleri arasında prime esas kazancı/ brüt ücreti asgari ücret (2.029,50 TL) düzeyinde, 14.08.2020-30.09.2020 tarihleri arasında, prime esas kazancı / brüt ücreti 3.000,00 TL,
(net ücret 2.144,73 TL + 220,73 AGİ = 2.365,46 TL) 2021/03 dönemde, prime esas kazancı / brüt ücreti asgari ücret düzeyinde (3.577,50), 2021 yılının 4. ayından itibaren, prime esas kazancı / brüt ücreti 6.294,51 TL (eksik gün tamamlandığında) olduğunu, davacının 2021 yılı prime esas kazancı/ brüt ücreti 6.294,51 TL ve ücretin 2021 yılı brüt asgari ücrete oranı: (6.294,51 TL /3.577,50 TL)= 1,76 (1,759471698113208) kat ile işleyecek dönem geliri tespit edilerek hesaplama yapıldığı görülmüştür.
SGK kayıtlarına göre 2021 yılının beşinci ve altıncı ayına kadar asgari ücret üzerinden, 2021 yılının beşinci ve altıncı ayları için ise SGK kayıtlarında gösterilen ücret üzerinden, bu tarihten sonraki bilinen dönem ve bilinmeyen dönem asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, denetime elverişli olmayan hesap raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
3. Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1368, K. 2023/9004, 11 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama