KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/1488 E., 2025/5353 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1822 Esas 2022/2390 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 18.03.2021
- Sayısı
- 2019/934 Esas 2021/315 Karar
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 10.09.2015 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketine usule uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle başvurunun usulden reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağındaki kusur belirlemesinin hatalı olduğunu, kusur raporu alınarak sonuca gidilmesi gerektiğini, kask ve koruyucu tertibat nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, maluliyetin tespiti için Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nden maluliyet raporu alınması gerektiğini, temerrüt gerçekleşmediğinden faize hükmedilmesinin hatalı olacağını, rücuya esas bir ödeme varsa mahsubu gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 26/10/2020 tarih ve 13783 karar sayılı sağlık kurulu raporuna göre, davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olduğuna ilişkin kanaat bildirildiği, davacı tarafın dava dilekçesinde tazminat talebini "sürekli iş göremezlik" sebebine dayandırdığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tarihinin 10.09.2015 olduğu, ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan 26.10.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 10.09.2015 tarihinde yürürlükte bulunan 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 'Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik' hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film ve grafileri incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı,
davacının rapora itiraz ederken davacıya ait farklı bir heyet raporu, sağlık tedavi evrakı gibi bir belge sunmadığı, davacının ayağına takılan vidanın ve diğer işlemlerin dikkate alındığı, bu nedenle davanın reddinin isabetli olduğu, ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacının sürekli maluliyetinin bulunduğunu, davacının sol ayak bileğinde medial malleol kırığı olduğunu, bu nedenle atele alındığı ve vida takıldığının sabit olduğunu, maluliyet raporunun iyileşme süresi ve hayatın olağan akışına uygun düşmediğini, davacının çalışmasını sürdürebilecek olsa bile efor kaybı yaşayacağını, itirazlar doğrultusunda yeniden rapor alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve maluliyet raporunun hazırlanmasında uygulanan mevzuatın kaza tarihi esas alındığında yerinde olmasına, raporu hazırlayan heyet teşekkülünün usule uygun olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1488, K. 2025/5353, 8 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama