KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/1497 E., 2026/1191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2021 E., 2022/1973 K.
- İlk derece mahkemesi
- Lapseki Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/36 E., 2021/67 K.
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kız kardeşi olduğunu, ... Köyü 1 25...
Parsel sayılı fındık bahçesi niteliğindeki taşınmaz ile ilgili aralarında muris muvazaasına dayalı tapu iptali tescil davasının bulunduğunu, dava sonucunda dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacının ve kardeşinin hissedar olduğunu, 20 17... yıllarında tapu iptal tescil davası devam ederken davalı kardeşinin Lapseki C.Başsavcılığına taşınmazdaki findık ürününü çaldığı gerekçesi ile şikayetçi olduğunu, fındık ağaçlarının bakımı, ilaçlanması ve budama masrafları gibi tüm masrafları davacının yaptığını, davalar nedeniyle manevi olarak çok yıprandığını, şikayetle ilgili hukuki ihtilaf nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini,
davalının Lapseki Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın açılmasına sebebiyet veren eylemleri ve Savcılık Makamına yaptığı hırsızlık suçlamasının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini, şikayet nedeniyle bahçede bulunan fındıkları kolluk kuvvetlerinin yasaklaması sonucu toplayamadığını, ağaçlar için 2 yıl yaptığı tüm masrafların boşa gittiğini, ürünleri toplayamadığı için ayrıca zarar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların kardeş olduklarını, ... Köyü 1 25... Parsel sayılı taşınmaza hükmen tesciline kadar davalının tek başına sahip olduğunu, taşınmazın bütünleyicisi olması nedeniyle ağaçların da sahibi olduğunu, bunun dışındaki iddiaların geçersiz olduğunu, asıl müvekkilinin zarar gördüğünü belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... adına kayıtlı taşınmazla ilgili tapu iptal ve tescil davası açılsa da, davacının taşınmazdaki fındıkları toplama hakkının bulunmadığı, şikayet tarihinde taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu, şikayetin haklı olduğunu gösterecek emarelerin bulunduğu, anayasal şikayet hakkının kullanılması sebebiyle manevi tazminat koşulları oluşmadığı, haksız fiile ilişkin koşuların oluşmaması nedeniyle maddi zarar da talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı aleyhine açılan tapu iptal davası sonucu muris muvazaası sebebiyle davalı adına olan tescilin iptal edildiğini, 2016 yılında dava açılıp 2018 yılında sonuçlanana kadar davalının müvekkilini şikayet dilekçeleri ile tarladan çıkarttığını, fındık bahçesine bakım ve ilaçlama, budama, sürme vs. işlerini yapan davacının bu sebeple yaklaşık 2 sene boyunca bakımını yaptığı, cebinden masraf ettiği ağaçların ürünlerini toplayamadığını, ürünlerin tarlada kaldığını, bu sebeple maddi zararının oluştuğunu, davalının kasıtlı ve kötü niyetli eylemleri ile davacıyı maddi olarak çok büyük zarara uğrattığını,
davalı adına tescilin yolsuz tescil olduğunu, Lapseki Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/ 413 E. ve 2018/ 254 K. sayılı kesinleşmiş ilamı ile gerçek mülkiyeti göstermeyen yolsuz tescilin geriye etkili olarak düzeltildiğini, tapu iptal davası sürecinde askıda bir mülkiyet durumunun söz konusu olduğunu, davalının hukuken haksız fiil teşkil eden eylemleri sonucu davacının manevi zarar gördüğünün sabit olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1497, K. 2026/1191, 9 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama