KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/2084 E., 2025/97 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/2 D.İş, 2023/4 K.
- Sayısı
- İHK-2022/68295
- Sayısı
- K-2022/219838
Karar Metni
1.128 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.06.2019 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 89.614,00 TL'ye artımıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki başvurunun dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, sigorta şirketine usulüne uygun hazırlanmış maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığını, sağlık kurulu raporuna itiraz ettiklerini, medikal firmadan aldıkları maluliyet raporu ile davacının sunduğu maluliyet raporu arasında büyük fark bulunduğunu, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini,
hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulüne, 89.614,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan maluliyet raporunun gerekçeli ve denetime elverişli ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olması sebebiyle davacı vekilinin itirazlarının reddine, aynı gerekçe ve hesaplama yönteminde hata bulunmamasına göre davalı vekilinin bu yönlere ilişkin itirazlarının reddine, araçta istiap haddinin aşılması, kazanın tekerleğin patlaması sonucu oluşması,
araçta istiap haddi aşıldığından yeterli emniyet kemeri bulunmaması ve davacının yaralanmalarına bakıldığında emniyet kemeri takmadığının anlaşılması karşısında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, talebin kısmen kabulüne, 71.691,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınması gerekirken davacı muayene edilmeden hazırlanmış bilirkişi raporuna itibar edilmesinin hatalı olduğunu, sundukları rapor ile medikal firma raporu arasında bir çelişkiden bahsedilemeyeceğini, çelişki var ise bunun yetkili sağlık kuruluşundan davacı muayene edilmek suretiyle alınacak rapor ile giderilebileceğini, %7 maluliyet oranı var iken, %2 maluliyet oranı ile hesabın kabul edilemeyeceğini, bu durumun hak kaybına yol açtığını, müterafik kusur indirimi yapılmasının da yerinde olmadığını, emniyet kemeri takılı olmadığı dosya içeriğinden tespit edilemezken emniyet kemeri takılı olmadığının kabulü ile indirim yapılmasının yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, bu nedenle sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmelikte belirtilen formata uygun olmadığını, uygun uzmanlardan oluşmadığını, tek taraflı alındığını, teyit edilmeden hükme esas alınamayacağını, medikal firma raporu ile arasında oran konusunda ciddi fark bulunduğunu, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kusur oranının fahiş belirlendiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, temerrüt oluşmadığından faiz başlangıcını kabul etmediklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacının başvuruya ekli 05.01.2022 tarihli maluliyet raporunda davacının yaralanmasının Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekinde cetvel olmadığından Özürlülük Ölçütü ve Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında %7 oranında maluliyet bulunduğu kanaati bildirilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince 1 adli tıp uzmanından alınan 14.08.2022 tarihli raporda Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekinde cetvel olmadığından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının % 2 maluliyeti olduğu belirlenmiş; söz konusu rapor Uyuşmazlık Hakem Heyetince benimsenmiştir.
İlk raporda Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe atıf yaptığı gerekçesi ile çocuğun sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre belirlendiği belirtilmiş ise de bu yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı için bu tarihten sonraki kazalarda bu yönetmeliğin uygulanma imkanı kalmamıştır.
Bu nedenle ÇÖZGER'in atfıyla Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre sürekli iş göremezlik oranı belirlenmesi gerekirken hatalı yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranı belirlenmesi hatalıdır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan ve hükme de esas yapılan raporda ise davacı muayene edilmeden ve maluliyet nedenlerinden biri de skar doku olmasına rağmen maluliyetin türüne göre heyette bulunması gereken plastik cerrahi uzmanı olmadan düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofiksikatrisler niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin %1-9'unu kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı dosya arasına alınarak (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2084, K. 2025/97, 6 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama