KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/2156 E., 2026/1729 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/663 E., 2022/1764 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/427 E., 2019/843 K.
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan ve davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda 13.03.2016 tarihinde tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının yaralanıp malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 200,00 TL iş gücü kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkilinin ZMSS poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde kazaya karışan tarafların kusur durumunun tespiti için rapor alınması gerektiğini, maluliyet raporu alınması gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren faize karar verilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2019 tarihli 2018/427 Esas, 2019/843 Karar sayılı kararıyla davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden davacıda kaza nedeniyle sürekli iş gücü kaybı oluşmadığından davanın reddine ve geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden ise iş bu talepten davalının sorumlu olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiğini ve hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talebinden davalının sorumlu olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan ve davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmış olmasına,
davalı taraf sakatlık teminatı kapsamında geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinden sorumlu olsa da davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi kararına yönelik olarak açıkça istinaf kanun yoluna başvurmamış olmasıyla davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuş olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2156, K. 2026/1729, 17 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama