KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/2544 E., 2025/16635 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/66 E., 2023/36 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/921 E., 2022/401 K.
Karar Metni
812 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 23.05.2019 tarih ve 2019/132 sayılı karar ile .... Üniversitesi'ne Rektör olarak atandığını, davalının yayın sahibi olduğu ..... isimli haber sitesinde 02.10.2021 tarihinde müvekkili hakkında "Rektör kendisini dekan olarak atadı", "Rektör atandıktan 3 gün sonra kıyak atamaya imza attı!" başlıklı yayın yapıldığını, yayına yönelik Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2021/13053 D.
İş sayılı kararı ile kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesi ile erişim engeli kararı verildiğini, kamu görevlisi olan müvekkilinin halen bu görevi özveri ile devam ettirdiğini, dava konusu haberin gerçek dışı olduğunu, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın 02.10.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili, davalı hakkında kınama kararı verilmesi ve kınama kararının yayınlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yayının .... Üniversitesi ile ilgili düzenlenen Sayıştay raporundaki verilere göre kaleme alındığını, haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu, habere yönelik toplumsal ilgi bulunduğunu, eleştiri niteliğinde olan yayının basın özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, Üniversiteye müdür olarak atanan ve aynı soyadını taşıyan dava dışı kişiyle akrabalık bağı bulunmadığının anlaşıldığı, davalı tarafça haberin kaynağı olarak gösterilen Sayıştay raporunun bu hususları doğrulayan herhangi bir tespit içermediği, iş bu raporda genel değerlendirmeler yapıldığı, tüm bu nedenlerle dava konusu haberin eleştiri sınırlarını aştığı, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline, yayın üzerinden geçen zaman dikkate alınarak kınama ve yayın taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu haberin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, kamunun bilgilendirilmesi amacı taşıdığı, yayınlanmasında toplumsal ilgi ve kamu yararı bulunduğu, dava konusu haberin davacının rektör olarak görev yaptığı üniversite ile ilgili Sayıştay tarafından hazırlanan Eylül 2021 tarihli denetim raporundan sonra ve anılan rapora atfen kaleme alınmış olup yapıldığı an itibari ile görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğu,
basının okuyucunun dikkatini habere çekmek amacı ile çarpıcı başlık ve ifadeler kullanmasının bir gazetecilik tekniği olduğu ve haber içeriğindeki bir kısım bilgilerin ayrıntı niteliğinde bulunduğu, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı, davacı yararına manevi tazminat ödetilmesi koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Sayıştay raporu incelendiğinde raporda yer alan bilgilerle haberin ilgisinin bulunmadığını, yapılan atamaların usulsüz olarak yapıldığına dair söz ve ifadelere ilişkin raporda bir bilgi olmadığını, haberde müvekkiline yönelik haksız şekilde somut olgu isnat edildiğini, basın özgürlüğünün sınırsız olmadığını, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunu, kamuoyu nezdinde şeref ve itibarının zarar gördüğünü, haberin doğru olmadığını bu nedenle görünür gerçekliğin de söz konusu olmadığını, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, idari ve akademik kariyerine zarar verildiğini, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalının yayın sahibi olduğu ... isimli haber sitesinde 02.10.2021 tarihinde yapılan yayın nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, kınama ve yayın talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere;
dava konusu haberin Sayıştay raporundaki birtakım tespitlere atfen güncel olan bir konunun gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek eleştiri sınırları içerisinde kaleme alındığının, yapılmasında kamu yararı ve toplumsal ilgi bulunduğunun, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağının; haberde yer verilen söz ve ifadelerin, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun;
basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, haberde geçen söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2544, K. 2025/16635, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama